İnsan yiyen fil!

Yapılan DNA testi şok etti!

19 Şubat 2011 Cumartesi, 13:02:20
İnsan yiyen fil!

Hindistan‘ın vahşi yaşamına ilişkin olağanüstü şeylere tanık olamaya devam ediyoruz. Daha önce kaplanların insan öldürüp etini yediğini biliyorduk. Fakat son olay kan dondurucuydu…

Ülke, son günlerde fillerin insanlara saldırısını konuşuyor. Kudurmuş fillerin 17 kişiyi öldürmesi bardağı taşıran son damla oldu. Yerel halk artık bunun son bulması gerektiğini düşündü. Bu yüzden filin birini öldürdüler.

Fakat işin en ilginci ise bu öldürülen filin midesinde yapılan test sonucunda ortaya çıktı.
Sonuç ilginç olduğu kadar ürkütücüydü. DNA testi sonucuna göre filin insan eti yediği belirlendi.
Zoolojist Dave Salmoni Huffington Post‘a yaptığı açıklamada bu otobur hayvanların bu şekilde davranış sergilemesinde insanların suçlu olduğunu belirtti. Salmoni ayrıca, bu tür davranışların genellikle yavrusu öldürülen fillerde görülebileceğinin altını çizdi.
Filler son günlerde yerli halkın evlerini yıkıyor ve zarar veriyordu. Fillerin baskınlarına dayanmayan halk, hayvanları uzaklaştırmak için zor kullanmaya başlamışlardı. Bu yüzden filler aşırı stresli ve agresif davranışlar sergilemeye başlamıştı.
Geçen yıl yine Hindistan‘da bir kaplan kasabanın birinde 14 kişiyi öldürmüştü.

 

http://www.haberturk.com

 

Reklamlar

Vicdan Polisliği

Dilaver Demirağ

Taktım bu orta sınıfa. Dayanmıyorum. Çünkü asıl nedene odaklanmak yerine bizi saçma sapan bir feragat mantığına sürükleyen, toplumsal mücadeleyi, isyanı değil de bireysel çabayı öne çıkartan isyan kaçkınlarına kızıyorum. Dahası batı vicdanına tükürmek yerine, sevgilimizin yüzüne tükürmeyi öneren otorite karşıtlarına da kızıyorum. Çünkü otorite, tahakküm karşıtlığı bu kadar ucuz olmamalı. Bunu önerenlerin anarşist düşünceyi de, onun isyan ahlakını da iyi bilmelerine rağmen et yemeyi öneren sevgilinin yüzüne tükürmeyi önermeleri insanı çileden çıkarıyor. Beni kızdıran da bu. Anarşistler’in batının iki yüzlü vicdan polisliğine alet olmaları.
(daha&helliip;)

Üzgünüm Veganlar: Brüksel lahanaları da yaşamak istiyor

 

NATALIE ANGIER

 

Bir bilim adamı dişleri bizim dişimize en çok benzeyen hayvanın domuz olduğunu söyledikten sonra domuz eti yemeyi bıraktım, 8 yıl önce. Küçük ve neşe dolu bir domuzun gözlerinde o muhteşem George Clooney gülümsemesi gözümün önünden gitmediği için  Noel jambonundan vazgeçmenin daha kolay olduğuna karar verdim. Bir kaç yıl sonra bütün memeli etini yemeyi bıraktım. Hala balık ve kümes hayvanları eti yiyorum; ayrıca kahveme de eggnog koyuyorum. Beslenme biçimimle ilgili kararlar tamamen kişisel ve tutarsız, insanlar neden kuzuyu değil de ördeği denemeye istekli olduğumu sorunca iyi bir cevap da bulamıyorum. Yiyecek seçimleri çoğu kez böyledir: açıklaması zordur; ama sıkı sıkı uygulanırlar. Son zamanlarda yiyecek seçimleriyle ilgili tartışmalar aldı başını gidiyor.

(daha&helliip;)

ALF “Yalnız Kurt” Benim

Walter Bond’un ALF eylemi olarak kundakladığı Sheepskin Fabrikası


Walter Bond

5 Aralık 2010, Colorado hapisanesi

30 Nisan 2010 tarihinde sabaha karşı 03:30’da Denver, Colorado’daki Sheepskin fabrikasını yaktım. Bu sırada,hayvan sömürüsü yapan işyerlerine maksimum zararı verirken insan ya da hayvan kimsenin canının yanmaması için gereken bütün önlemlerin alınmasına yönelik ALF ilkesine kesin olarak uydum. Medyayla ilişkilerimi yürütürken Lone Wolf/Yalnız Kurt ismini kullandım,aslında böyle bir lakap kullanarak yetkililerin eylemlerimi birbirine bağlamasını kolaylaştırmış oluyordum. Bunu böyle yapmamın belirli bir sebebi vardı, bunu sonra anlatacağım, ama şimdilik neden ALF’e katıldığımı açıklamama izin verin.

(daha&helliip;)

Zevk için ölüyorlar…

Zevk için ölüyorlar….Milliyet’in sitesindeki yazının başlığı böyle… hayvanlar zevk için ölüyorlar. kürk giymek isteyenlerin zevki için ölüyorlar. ayrıca avlanmak isteyen insanların zevki için de ölüyorlar. et yemek isteyen insanların zevki için de ölüyorlar..sonuçta her biri insanların zevkine hizmet etmek için öldürülüyor.

bir vaşak ancak bir vaşak olabilir ve öyle yaşayabilir. Ama insan, insan olmadan da yaşayabiliyor.İnsan olamayan ama insanlıklarını her türden efsane ile şişiren kalpsiz, aşağılık yaratıkların nefesi bu dünyayı, hepimizi kirletiyor.

Zevk için ölüyorlar

(daha&helliip;)

Karda yiyecek bulamayan hayvanlara yem

Karda yiyecek bulamayan hayvanlara yem

http://www.moralhaber.net sitesinden alıntıdır.

Erzincan’da havanın aşırı soğuması ve kar yağışının aralıksız devam etmesi, yaban hayatı koruma yetkililerini harekete geçirdi. Yem bulmakta güçlük çeken yaban hayvanlarını yemlemek için, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından avlanmaya kapalı alanlara ve av hayvanlarının yoğun olarak yaşadığı bölgelere yem bırakıldı. Ekipler, kanatlı hayvanların sıklıkla görüldüğü bölgeye arazi araçlarıyla giderek, burada hayvanların yemlere rahatça ulaşabilmesi için kazma ve küreklerle oluşturdukları küçük bölgelere yemleri bıraktı.

(daha&helliip;)

Türlerin Eşitliği, Darwin Sonrası Ahlakının Mantıksal Sonucudur


Dr. Richard Ryder, Tulane Üniversitesi’nde bir profesör olup türcülük terimini ilk kullanan kişidir.

The Guardian gazetesinde  çıkan bu yazı, http://www.animalliberationfront.com sitesinden çevrildi.


Türcülük terimi 35 sene kadar önce Oxford’da bir hamamda uzanmış yatarken geldi aklıma. Irkçılık ya da cinsiyet ayrımcılığı gibi bir şeydi- ahlaken alakası olmayan fiziksek farklılıklara dayalı bir önyargıydı. Darwin’den bu yana  insanların evrim aracılığıyla diğer bütün hayvanlarla akraba olduğunu biliyoruz; o halde diğer bütün türlerin topyekûn baskı altına alınmasını nasıl meşrulaştırabiliriz? Bütün hayvan türleri acı ve ızdırap yaşayabiliyorlar. Hayvanlar bizim gibi çığlık atıp bizim gibi acıdan kıvranıyorlar; sinir sistemleri bizimkine benziyor, sinir sistemleri bizim acı çekmemizi sağlayan aynı biyokimyasalları içeriyor.

(daha&helliip;)