Bilim ineklerin zeki ve duygusal canlılar olduğunu söylüyor

Free stock photos, all-free-downloads

Marc Bekoff

İnekler gerçekten de şaşırtıcı ve çok ilginç canlılar. Biftek, burger, veal et, deri ve her türden süt ürününün küresel üretim kaynakları olarak da bilinen inekleri birçok insan sadece şu ya da bu ürünün geldiği kaynak, gıda kaynağı olarak görüyor, dikkat çekici farklı kişiliklere sahip his ve duygulara sahip zeki canlılar olarak görmüyor. “Hayvan Davranışı ve Biliş” dergisinde sinirbilimci Lori Marino ve Kristin Allen tarafından “İneklerin Psikolojisi” adında bir yazı yayınlandı. Bu yazı bu duygusal ve zeki canlılara yönelik birçok miti çürütmeyi başarıyor.

Bu yazı online olarak da ulaşılabildiği için burada sadece yazılarındaki önemli maddeleri ifade etmekle yetineceğim. Umarım sadece bilişsel etholojiye ilgisi olanların değil, gıda endüstrisi kompleksinde çalışan insanlar ve başka adlarla inek tüketen insanların ve ineklerle çalışan insanların da bu yazıyı okuması mümkün olur.

Yazarlar yazılarına “inek davranışından söz edildiğinde bu hayvanların sadece gıda metaları olarak o bağlam içerisindeki davranışlarından söz ediliyor. Bu yüzden ineklerin zekâsı, kişiliği ve sosyal ilişkilerinin ne olduğunun karşılıklı olarak incelenmesine çok az dikkat ediliyor” diyerek başlıyor. İnekler tipik olarak birçok farklı üründe kullanılmaları açısından biliniyor, yani, bizim için neler yaptıklarına göre tanınıyorlar. Onların his ve duyguları olan ve farklı kişilikleri olan canlılar olarak öz değerleri  ise ya tamamen görmezden geliniyor ya da inandırıcı olmayan bir biçimde şişiriliyor. Ancak gıda endüstrisi kompleksinde çalışan insanlar ya da çoğu kez görmezden gelinen bütün o insancıl hayvan refahı kılavuzlarını geliştirmekten sorumlu insanlar bile ineklerin his ve duyguları olan canlılar olduğunu, acı hissedebildiklerini biliyorlar, öyle olmasaydı sözde hayvanları korumak için bazı yasal düzenlemeleri geliştirmek için uğraşmazlardı. İneklerin ve diğer gıda hayvanlarının böylesine yaygın şekilde istismar edilmesi ise istisna değil, kuralın ta kendisi.

Aşağıda Marion ve Allen’ın kitaplarda, tezlerde , hakemli profesyonel dergilerdeki eleştiri yazılarında elde ettikleri literatür bilgilerinden ortaya çıkardıkları bazı bulgularının genel bir özeti yer alıyor.

Öğrenme ve Biliş, Duygular, Kişilik ve Sosyal Karmaşıklık

Marino ve Allen bulgularını dört büyük kategoriye ayırıyor: Öğrenme ve Biliş, Duygular, Kişilik, ve Sosyal Karmaşıklık. Elbette bu kategoriler arasında etkileşimler söz konusu, yine de isimler her konu başlığı altında nelerin önemli olduğunun altını çiziyor.

Öğrenme ve Biliş: Bu kısımda, ineklerin hızla farklı görevler yapmayı öğrendiğini, uzun süreli belleğe sahip olma özellikleri gösterdiklerini, saklanmış ve hareket eden bir nesnenin yerini bulmak için çabaladığını, kompleks uyaranları birbirinden ayırt edebildiğini, bir insanı diğerinden ayırabildiklerini öğreniyoruz. Yazılar,” yetişkin inekler kadar yavru ineklerin de kendilerine kaba davranan insanlar karşısında öğrenilmiş korku şeklinde tepkiler gösterdiğini” yazıyor. İnekler ayrıca kompleks uzamsal belleğe sahipler; inekleri birbirinden ayırt edebiliyor ve diğer türlere ait yüzler karşısında inek yüzlerini tanıyabiliyorlar.

Duygular: İneklerin duygusal yaşamları hakkında çok sayıda araştırma yapıldı, artık ineklerin birçok duyguyu deneyimlediğini biliyoruz. Örneğin; inekler korku ve endişe hissediyorlar, ayrıca göz akı daha az görülüyorsa kendilerini daha iyi hissediyorlar anlamına geliyor. Anne inekler yavruları ellerinden alınınca, aynen yemek için hazırlandıkları sırada olduğu gibi, gözakında büyük bir artış meydana geliyor. Kulaklar da bir ineğin duygusal durumu hakkında bilgi veriyor. Rahat kulak duruşu ineklerin kendini iyi hissettiğinin bir işareti. İnekler ayrıca diğer hayvanlar gibi oyun oynamaktan büyük keyif alıyor. Önemli bulgulardan biri ise ineklerin demir damga ile damgalanınca büyük stres yaşadıkları, ayrıca insanlar gibi muğlak ve belirsiz uyaranlar karşısında karar verme konusunda becerilerinin azaldığı görülüyor.

Marino ve Allen ayrıca ineklerin duygusal bulaşıcılık özelliğine sahip olduğunu belirtiyor. “Duygusal bulaşma biçimleri üzerine yapılan bir dizi araştırma sonucu koklama duyusundan kaynaklı duygu bulaşmaları da stresli türdeşleri ile beraberken ineklerin de stres tepkileri gösterdiğini ortaya koyduğunu, örneğin kortizol artışı ve yemlenmede azalma gibi tepkiler gösterdiğini gösteriyor. İneklerin de sözde diğer “gıda hayvanları” gibi sadece aile üyeleri, arkadaş ve gıda amacıyla öldürülen diğer hayvanları görmekle kalmadığını, ayrıca ve aynı zamanda yaşanan, olup biten şeyleri koklayıp işittiklerini de defalarca dile getirdim. Diğer ineklerin varlığı, kesime götürülen ineklerin stresinin artışını tetikleyebiliyor. İşte bu sözde “sosyal tampon” diğer hayvanlarda da gözlemlenmiştir. Anneler ve yavruları birbirinden koparılınca çok büyük stres yaşıyor. İnsanı şaşırtmıyor elbette, bugün hayvan-gıda endüstrisinde yaygın bir pratik.

Kişilik: İnekler, nice hayvan gibi cesaret, utangaçlık, sosyal bağ kurma, topluluk halinde yaşama ve huysuzluk gibi bir çok kişilik özelliği sergiliyor. Elbette, bu özelliklerin hiçbiri şaşırtıcı değil, ineklerle çalışan ya da inekleri inceleyen insanların uzun zamandır bildiği özellikler bunlar.

Sosyal karmaşıklık: Bu konuda Marino ve Allen sosyal karmaşıklık hipotezinin  seçilmiş sosyal çevrede yaşanan meydan okuma ve engellerin beynin evrimine baskı uyguladığını öne sürdüğünü belirtiyor ve bu yüzden bütün türler arasında  sosyal karmaşıklık ve tekil zekâ arasında olumlu bir bağlantı olması gerektiğini söylüyor.  Pratik bir açıdan, Bergman ve Beehner bilişin merkezi rolünü koruyan çağdaş bir sosyal karmaşıklık tanımı öneriyor (2015- sayfa 205): “sosyal karmaşıklık, türdeşleriyle bir türün üyelerinin kurduğu veya sürdürdüğü birbirinden ayrıksı ilişki sayısı olarak ölçülmelidir (sayfa 205)”. Yazarlar inekler üzerinde yapılan araştırmaların “sosyal karmaşıklık tanımı birbirinden ayrıksı ilişkilerin sayısı , türdeşler hakkındaki bilgi, canlının kendisi ve diğer hayvanların sosyal etkileşimleri ve ilişkileri hakkındaki bilgisi olarak kabul edilirse o zaman ineklerin deneye dayalı çalışmalarda sosyal karmaşıklık konusunda bir çok parametreye uygun davrandığını söylemek gerekir”, şeklinde sonlandırıyor. İnekler türdeşleri hakkında bilgi sahibi olduklarını ve türdeşleriyle ilgili bağlayıcı sosyal bilgi takası konusunda bilgi sahibi olduklarını ortaya koyuyor. Baskın hiyerarşiler ve yakınlık içeren bağlar aracılığıyla ineklerin hem türdeşleri, hem de türdeşleriyle kurdukları sosyal etkileşimler hakkında bilgi sahibi oldukları ortaya konmuştur.

Bilgi aktarımı uçurumu

Hayvanların rutin olarak ve gaddarca istismar edildiği diğer alanlarda olduğu gibi, bilimsel araştırmalardan elde edilen ayrıntılı bilgiler de hayvanların lehine kullanılmıyor. Bu konuda Marino ve Allan “karmaşık duygusal, sosyal ve bilişsel işlevlerinin varlığını kanıtlayan deneysel kanıtlara rağmen (örneğin kedi ve köpekler gibi) evcil hayvanlarda söz konusu özellikler kabul edilirken çiftliklerde yetiştirilen ya da “gıda” olarak kullanılan hayvanların karmaşık duygu ve zekâya sahip olduklarını kabul etme ve bu konuda anlayış geliştirme konusunda insanlar sınıfta kalıyor, şeklinde bir yorum yapıyor.

Etkileşim halinde olduğumuz, kullandığımız ve istismar ettiğimiz öteki hayvanlarla ilgili bildiğimiz bilgileri onların lehine kullanmak çok önemli. Ne yazık ki hâlâ bir bilgi aktarımı uçurumu var ve bildiğimiz şeyler birçok durumda hayvanların lehine kullanılmıyor. Temelde bilgi aktarımı uçurumu öteki hayvanların his ve duyguları olan canlılar olduğunu gösteren tonlarca bilginin görmezden gelinmesi anlamına geliyor ve bu durum insan merkezli alanlarda kasıtlı zarar vermeye sebep oluyor. Daha geniş bir açıdan bakıldığında ise bu durum ,hayvan bilişi ve duyguları hakkında bildiklerimizin henüz insan pratiği ve tavırlarına dönüşecek bir evrime dönüşmediği anlamına da geliyor.

Köpeğinize bunu yapar mıydınız?

İneklerin bilişsel ve duygusal yaşamları, köpeklerimiz gibi evimizi paylaştığımız canlılar ve gıda hayvanı olmayan diğer hayvanlardan hiç farklı değil. İnsanlara “gıda hayvanları”nı tartışmaların odağına getirmek amacıyla, ineklerin ve diğer gıda hayvanlarının her zaman başına gelen uç derecelerde insanlık dışı davranışlara köpeklerinin maruz bırakılmalarına izin verir miydiniz diye sorduğumda asla “evet” yanıtı alamadım. O halde  insanların inanılmaz oranda tükettiği bu zeki ve duygusal canlıların ve diğer hayvanların elimizdeki bilgilere rağmen “ yemek adına” gaddarlıkla istismar edilmesine neden izin veriyoruz?

Bu konuda eskiden domuz çiftliği sahibi olan Bob Comis’in yazdığı harika bir yazıyı da burada anmak gerek:” Harika Domuz Esther Gerçekten Harika- ama geri kalan bütün domuzlar da öyle”. Comis şöyle yazıyor:           “Esther gerçekten benzeri bulunmayan bir canlı; kişisel, çok belirgin kişisel ilgi alanları var, bu ilgi alanlarının geliştirilmesi ve korunması gerekir; büyük duygusal, psikolojik ve entelektüel kapasiteleri var. İnsanın duygusal bağ kurabileceği bir canlı Esther ve en az Fido kadar değerli. Domuz çiftçiliği yaptığım on yıl boyunca domuzları en az köpeğim kadar tanır oldum. Domuz çiftçiliğini bu yüzden bıraktım.”

Temple Grandin Etkisi: “daha iyi bir yaşam” her zaman “iyibir yaşam” anlamına gelmez.

Bazı insanları Temple Grandin’in o sözde “cennete çıkan merdiven”inin mezbahalarda öldürülmeyi bekleyen ineklerin yaşadığı acı ve ızdırabı dindirdiğini iddia ediyor. Eğer bu canlıların küçücük bir kısmı dahi “daha iyi yaşıyor”sa bile yine de bu hayat mezbahaya varana dek  travma dolu bir hayattan başka bir şey değil, öldürülmeyi beklemenin neresi iyi yaşamak demek, onu da biraz aklı olan düşünüp bulsun.

temple grandin's chute ile ilgili görsel sonucu

“Hayvanların Daha Fazla Özgürlüğe İhtiyacı Var, Daha Büyük Kafeslere Değil” adlı yazımızda Jessica Pierce ve ben, “Temple Grandin’in mezbahada öldürülmeyi bekleyen fabrika çiftliği hayvanlarının yaşamını daha iyi hale getirmek için uğraşması açısından bir hayvan refahı ikonu olduğunu” öne sürüyoruz. Grandin, ineklerin gaddarca öldürüleceği alana giden kanala “cennete giden merdiven” adını vermekte bir yanlış görmüyor, oysa bu merdiven ineklerin öldürüldüğü o âna dek süren bir  dehşet ve korkuyla dolu aslında. Grandin bu uygulamanın sona erdirilmesini reddediyor; bu hayvanlar diğer inekler öldürülürken olup biteni görüyor, işitiyor ve kokusunu alıyor Grandin’in merdiveninde. Hayvan refahçılığı statükoyu sürdürmemize izin verir. Elbette, “daha iyi bir yaşam” bu inekler için “iyi bir yaşam” değildir. Temple Grandin etkisi hiç ama hiç etkili değil sonuçta.

Yukarıda yazdığım gibi, umarım “İneklerin Psikolojisi” insanların ve ineklerin etkileşim halinde olduğu bütün alanlarda ineklerle çalışan herkesin okuyacağı bir kitap olur. İnekler rutin olarak görmezden geliniyor, ayrıntılı bilimsel araştırmalar bu hayvanların hisleri olmayan nesneler olarak davranılmayı hak etmediğini gösteriyor. Bazı insanların inekler saygı görmeyi hak etse de onları kullanmak zorunda olduğumuzu, yapabileceğimiz tek şeyin onlara “ daha iyi bir yaşam” vermek için elimizden geleni yapmak olduğunu söyleyecek yine de. Yazdığım gibi  “daha iyi bir yaşam”, “iyi bir yaşam” anlamına gelmiyor, o yüzden insana kendini iyi hissettiren bir takım bahaneler ve mazeretlerin bu zeki, his ve duygu sahibi canlılara ve diğer “ gıda hayvanlarına” hiç yardımı olmuyor.

Adı ne olursa olsun bir inek yine de bir inektir

Hayvan-gıda endüstri kompleksinde sürüp giden istismarın boyutu inanılmaz ve mazereti de yok, o yüzden uzun zamandır bildiğimiz ve öğrenmeye devam ettiğimiz bilgilerin ineklerin lehine kullanılmadığını söyleyebiliriz. Ayrıca his ve duyguları olan bu canlılardan söz ederken kullandığımız kelimeler- biftek, pirzola, burger, deri vb- onların derin ve zengin duygusal yaşamları konusunda bildiğimiz herşeyi gölgede bırakıyor. Çoğu kez insanların yemeklerini ne gözle gördüğü ve eğer yemeklerine inek, domuz ya da kuş denseydi yemek alışkanlıklarını değiştirip değiştirmeyeceğini merak ederim. Adı ne olursa olsun bir inek yine de bir inektir-his ve duyguları olan, hisseden bir canlı.

**

Çev. Cem

https://www.psychologytoday.com/blog/animal-emotions/201711/cows-science-shows-theyre-bright-and-emotional-individuals

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s