Köpekbalığı saldırıları: Mitler, yanlış anlamalar ve insan korkusu

With permission of the publisher

Marc Bekoff

Köpekbalıklarının medyada kötü bir ünü var. Çok nadiren bir köpekbalığı bir insana saldıracak olursa, “köpekbalığı var dikkat “şeklindeki uyarılara rağmen, ilk suçlanan daima köpekbalığı oluyor ve köpekbalığı karşıtı kampanyalar ve eylemler her yere yayılıyor. Evet, köpekbalıkları gerçekten insanlara saldırıyor ve çoğunlukla yaşanan olaylar hem çok üzücü hem de aslında bir trajedi. Ancak köpekbalıklarının kim olduğuna dair bir çok mit var. Ve bu inanılmaz balıkların tür sayısı gerçekten çok, şu an için bilinen köpekbalığı türü sayısı 509, bu yüzden “köpekbalığı” demek yanlış bir ifade bile olabilir aslında.  Bu 509 türden 30 türün insana saldırıp ısırdığı ve sadece 11 türün ölümle sonuçlanan saldırılar gerçekleştirdiği biliniyor artık.

Köpekbalıkları her zaman ilgimi çekmiştir, bu yüzden  deniz biyoloğu ve köpekbalığı uzmanı Dr. Blake Chapman’ın “Köpekbalığı Saldırıları: Mitler, Yanlış Anlamalar ve İnsan Korkusu” adındaki kitabının elime geçmesinden son derece memnun oldum. Dr. Chapman’dan birkaç soru cevaplamasını istedim. Aşağıdaki röportaj işte bu soru ve cevaplardan oluşuyor.

Neden “Köpekbalığı Saldırıları: Mitler, Yanlış Anlamalar ve İnsan Korkusu” adlı eserinizi yazdınız?

Köpekbalıkları ve köpekbalığı saldırısı konusunda gerçekten tutkuluyum diyebilirim,  ayrıca köpekbalıklarına ve köpekbalığı saldırılarından negatif anlamda etkilenen insanlara davranış biçimimiz konusunda gelişme kaydetmeye açık alanlar olduğunu hissediyorum. Köpekbalığı saldırıları medya için her zaman cazip bir konu, bu yüzden sürekli bu tür haberler okuyoruz. Ama aslında  duyduğumuz vakalar gerçekten de nadir yaşanan olaylar ve medyada tekrar tekrar duyduklarımız da her zaman doğru değil. Köpekbalığı saldırılarının kutuplaştırıcı ve duygusal anlamda da etkisi olan bir mesele olduğunu biliyorum, ama ben insanların gerçekten güvenilir bilgi talep etmesini isterdim. Ne yapmamız gerektiğinin bize anlatılmasını istemiyoruz, bizler bilgilendirilmek ve kendi kararlarımızı vermek istiyoruz. Bu yüzden okuması kolay, verdiği bilgiler doğru ve  resmin tamamını görmemizi sağlayan, konuya geçniş açıdan bakan, önyargı içermeyen bir kaynak olsun istedim

Bu kitap konuya önceden duydunuz ilgiyi ne anlamda devam ettirmenizi sağladı?

Köpekbalıklarına ve denize uzun zamandır tutkuyla bağlıyım, Bir çok senedir kendi anlayışımı geliştirmek adına köpekbalıklarını tanımak için çabaladım, ama başkalarının köpekbalıklarını anlamasına yardımcı olmak için de gayret gösterdim. Yaşadığım tecrübeler açısından şanslıyım açıkçası. Doktora tezimi köpekbalığı sinirbilimi üzerine verdim (görsel sistemin nasıl geliştiği ve kullanıldığı konusuna eğildim), ve bu çalışma bana köpekbalığı duyu biyolojisi konusunda büyük bir bilgi birikimi sağladı. Ardından bir su parkında hayvan sağlığı alanında çalıştım, burada da köpekbalıklarıyla birebir çalışmak gibi inanılmaz bir fırsatım oldu (su parkındaki diğer hayvanlar da dahildi ayrıca). Bu çalışmalar sayesinde köpekbalığı biyolojisi, fizyolojisi ve davranışı konusunda bir çok şey öğrendim. Bu arada köpekbalığı biyolojisi ve fizyolojisi konusundaki araştırmalarıma da devam ettim, ardından köpekbalığı saldırıları bilimine yöneldim. Kitabı yazarken bütün bu tecrübelerimden ve köpekbalıklarıyla yaşadığım kişisel tecrübelerimden faydalandım.

Blake Chapman with a shark; courtesy of Dr. Chapman

Köpekbalıklarının neden böyle “kötü” bir ünü var ve medyanın köpekbalıklarından böylesine korkulması, nefret edilmesi ve bu hayvanlarına öldürülmesine nasıl bir etkisi oldu?

Köpekbalıkları bu gezegende diğer bütün omurgalı hayvanlara kıyasla daha uzun süredir bulunuyor; bu hayvanlar inanılmaz yırtıcılar ve istisna denebilecek hayatta kalma uzmanları olacak şekilde evrildiler. Köpekbalıklarından yüz milyonlarca yıl sonra evrilen insanlar zekâ odaklı evrim geçirdiler. Ama diğer başarılı türlere benzer şekilde bizler de kendimizi koruyacak bazı araç gereçler geliştirdik. Bunlardan biri, korkudur. Çoğunlukla kısıtlayıcı -ve bazen bir güç olsa da korku -önemli bir hayatta kalma stratejisidir. Korku hissi büyük oranda bilinç altı bir tepkidir. Sinirsel korku tepkisi insanların ilk ortaya çıktığı andan itibaren çok az değişmiştir ve çok kolay öğrenilen nice korkular aslında ilk atalarımız için son derece önemli risklerle alâkalıdır. Yırtıcılar önemli bir örnektir.

Korku sebebiyle, yani verebilecekleri potansiyel zarar ve bizim bu hayvanları kontrol edemeyecek olmamız sebebiyle köpekbalıklarının kötü bir şöhreti olduğunu söyleyebiliriz. Genel olarak pek de sevimli ve güzel canlılar olarak kabul edilmiyorlar, daha çok uzaylı gibi görülüyorlar desek yalan olmaz, ayrıca yiyecek bulma  ve tüketme yolları da oldukça kanlı görülüyor. Bütün bunlar köpekbalıklarından hoşlanmayı zor hale getiriyor. Ve tabii ki  Jaws gibi filmler var, bu tür filmler köpekbalığı saldırısının görsel imgelerini pekiştiriyor. Bu görsel imgenin ardından (ya da gerçek olsun olmasın köpek balığı saldırısıyla ilgili bir şey duyduktan sonra) beyinlerimiz riski önemsiyor. Sadece Jaws filminden kaynaklı köpekbalığı korkusu ve nefreti bile köpekbalıklarının devasa oranlarda yok edilmesine ve ayrımcılığa uğramasına sebep oldu.

Medya tarafından sürekli olarak köpekbalıklarının en negatif yönleri hatırlatılıyor bize- onların ciddi zarar verebilme yeteneği hatırlatılıyor. Genel anlamda köpekbalıkları medyada yoğun bir ilgi sebebi olsa bile esas odak noktası insanların uğradığı köpekbalığı saldırıları. Ama dikkate değer bilginin çoğunun araştırma ve geliştirme yönünde olması gerekir. Köpekbalıkları hakkında şaşırtıcı bilgiler ediniyoruz. Örneğin; köpekbalığı bağışıklık bilimi konusunda elde edilen bilgiler bir çok kanser türünün, Parkinson hastalığı ve akciğer kanserinin tedavi konusunda umut veriyor. Ayrıca medyada köpekbalığı korumacılığına daha büyük bir yer vermemiz lâzım, ki bu da ciddi köpekbalığı saldırılarının medyada yer alma sıklığına kıyasla daha önemli bir mesele aslında.

Sadece medyaya bakıp sadece medyada yer alan haberleri okuyacak olsam, hepi topu dört beş köpekbalığı türü var sanırdım- büyük beyaz köpekbalığı, kaplan köpekbalığı ve boğa köpekbalıkları- çünkü bunlar, insanların ölümünden sorumlu olan esas türler. Gerçekte 506 farklı köpekbalığı türü var. Bu  grup hayvanlar içerisinde büyük çeşitlilik söz konusu, küçükten çok büyüğe, potansiyel olarak tehlikeliden zararsıza, hatta düzden yuvarlağa dek! Bir çok köpekbalığı türünü ayırt etmekteki zorluk sebebiyle bu 509 türden sadece 30 kadarının insanları sebep yokken ısırdığı biliniyor. Ve sadece 11 türün ölümle sonuçlanan saldırılarda bulunduğu biliniyor.

En önemli mesajlarınız nedir?

Bu noktanın mutlaka anlaşılmasını istiyorum, meydana gelseler bile köpekbalığı saldırıları son derece nadir görülen vakalardır. Her yıl bazı vakalar yaşanıyor ve ne yazık ki ölümle sonuçlanabiliyor. Bu trajedinin ve sebep olduğu travmanın önemsizmiş gibi görünmesini kesinlikle istemiyorum ama bir perspektif duygumuzun olması gerektiğine inanıyorum. Yüzbinlerce insan her yıl kanserden ve kalp rahatsızlıkları sebebiyle ölüyor. Yüzbinlerce insan her yıl sivri sinek ısırmaları sonucunda geçen hastalıklardan dolayı ya da başka insanlardan bulaşan hastalıklar sebebiyle ölüyor. Ama dünya çapında  ölümle sonuçlanan köpekbalığı saldırısının sayısı 10’dan az. Köpekbalıklarıyla yaşanan temasların hepsinin olumsuz sonuçlanmadığını da belirtmek önemli. Tam tersine. İnsanlar ve köpekbalıkları deniz ortamında sürekli karşı karşıya geliyor. Negatif sonuçlu olaylar istisna denebilecek kadar nadiren yaşanıyor. Çoğu vakada etkileşimler ya nötr ya da pozitif özellikler  içeriyor.

Köpekbalıkları deniz ekosisteminin önemli bir parçası. Bu hayvanlar bütün yiyecek ağı üzerinden diğer hayvanları etkiliyor, doğrudan ya da dolaylı olarak hayvan nüfuslarını kontrol ediyorlar. Hatta dolaylı olarak deniz florasına bile etkileri var, otçul ve hepçil av türlerinin davranış örüntülerini etkiliyorlar çünkü. Okyanuslarımız,  haliçlerimiz, nehirlerimiz tahmin edemeyeceğimiz ama çok önemli bir oranda farklı yerler olurdu köpekbalıkları olmasaydı.

Köpekbalıklarıyla ilgilenme konusunda daha iyi olmanın yanı sıra bir köpekbalığıyla olumsuz bir etkileşim yaşamış olan insanlar da destek olma ve saygı gösterme anlamında daha iyi bir noktaya ulaşmamız gerekiyor. Bu insanlara yaşanan olaydan etkilenmiş aile üyeleri, arkadaşlar, tanıklar, cankurtaranlar, sağlık ekipleri ve diğer tıp profesyonelleri de eklenebilir.

Son olarak; insanların kendini eğitmesi konusunda cesaretlendirmek istiyorum. Köpekbalıklarıyla beraber daha iyi nasıl beraber var olabileceğimiz konusu bir sorumluluk olarak bize aittir, eğitimse köpek balığı saldırıları konusunda ulaşılabilecek bir orta noktaya giden en etkili yöntem. Denizin keyfini sürerken köpekbalıklarıyla negatif bir olay yaşama olasılığını azaltmak için yapabileceğimiz bir  çok basit ve bedava şey var:Denize/ nehire girdiğiniz bölgeyi ve çevresi hakkında bilgi edinin (köpekbalığı etkinliği, potansiyel olarak karşılaşılan türler, daha yaygın risk çeşitleri, mesela sualtı akıntıları, kumsal sığlıklar, aniden derinleşen çukurlaşan bölgeler, veya tehlikeli olabilecek diğer su canlıları); çevrede yasak olup olmadığını öğrenin, yardıma ihtiyacınız olursa nasıl ulaşabileceğiniz konusunda bilgilenin vb.

Hedef okurunuz kimler?

Herkese ulaşmak istiyorum, gazetelerde ya da sosyal medyada köpekbalığı saldırılarını okuyan ya da bu şekilde haberdar olan insanlara. Bu medya kaynakları  ilgi çekmek, farkındalık yaratmak için harika ama çoğu kez  gerçekle kurgu birbirine karışıyor ve insanların başına gelen şeyler sansasyon yaratacak şekilde sunuluyor. Umarım köpekbalığı saldırılarına medyadan öğrenen, bu konuya ilgisi olan ama fazla bilgisi de bulunmayan insanlar bu kitabı okuyup daha nitelikli bir yaklaşım sergilemek için çaba gösterebilir. Kitabın sonunda kurguya değil gerçeğe, duyguya değil mantığa dayandığı sürece ne gibi bir görüş sahibi olacakları da önemli değil.

Köpekbalığının soğukkanlı ve doğuştan katil canlılar olduğu şeklindeki ününün değişebileceği konusunda iyimser misiniz?

Evet, iyimserim. Köpekbalığı saldırılar sürekli tartışılan konulardan birisi olsa ve köpekbalığı korkusu sürse bile, genel anlamda, korumacılık ve etik sorumluluk duygusuna doğru bir dönüşüm yaşandığını görüyoruz. Dünyanın çeşitli bölgelerinde köpekbalığı saldırısı riskini azaltma konusunda devletlerin aldığı önelmlerin daha sık incelendiğini ve buna dikkat edildiğini görüyoruz, insanlar artık daha çok soru soruyor.  Farklı görüşler her zaman olacak ama galiba çoğunluk bu hayvanların zarar görmesini istemiyor, hem de ölümle sonuçlanan saldırılara rağmen. Bunun bir sonucu olarak çözüm bulma konusunda giderek daha zeki olmamız gerekiyor. Köpekbalıkları gerçekten de doğuştan katildir, ama insan katili değildir köpekbalıkları. Elimizdeki çok fazla sayıdaki vakaya baktığımızda bu vakaların çoğunun aslında talihsizlik sonucu yaşanan doğal kazalar olduğunu görüyoruz, işte anlamamız gereken de bu.

Şu anda ve gelecekte yapmayı planladığınız projelerinizden söz eder misiniz?

Köpekbalığı saldırısı istatistiklerini gözlemeyi sürdürmeyi umuyorum, insanları ve köpekbalıklarını korumayı hedefleyen pratiklerle ilgili tartışmalara katılmaya devam edeceğim. Ayrıca araştırmacılar, devlet birimleri, kamu gibi gruplar arasında bu konuda bir anlayışa ulaşılması ve ilerlemeye doğru yol alınması için iletişim kurma ve sürdürme amacımı sürdürüyorum.

Köpekbalığı saldırısına maruz  kalmış bir çok insanla görüştüm bu kitap için, ve beklediğimden çok daha fazla şey öğrendim. Sayılarla ve istatistiklerle çalışmaya alışıktım, ama saldırıya maruz kalmış insanlarla konuşmanın sağladığı bilgi kendi görüşlerimi yeniden gözden geçirme ve değerlendirmemi sağladı. Kitaptaki insanlarla konuşabildiğim için kendimi çok şanslı sayıyorum, ve bu insanların cesareti sebebiyle de minnettarım. Umarım onların yaşadıkları şeylerden söz etmeye devam edebiliri, insanlarla köpekbalıkları arasındaki olumlu ve olumsuz dinamikleri daha çok anlayabilmek için bunu yapabilmem gerekiyor.

**

Çev. Cem

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s