“Mezbaha”

slaughterhouses ile ilgili görsel sonucu

Dr. Steve Best

-Gail A. Eisnitz’in “Slaughterhouse-Mezbaha” kitabı (1997) üzerine bir eleştiri-

Cehennemi hayal edin: acı çığlıklar, kan nehirleri, iç organlar ve kan, parçalanmış vücut kısımları ve hala canlıyken hisleri taşlaşmış sadistler tarafından kesilip parçalanan canlılar. Mezbahaların dünyasına hoş geldiniz; ama uyaralım: her şey hayâl ettiğinizden  çok daha kötü.

Mezbaha insan aklının eremeyeceği türden bir delilik, zulüm ve  kötülük hikayesi. En kan dolu ve en ahlaksız pratikler  ülkenin (dünyanın) her yerinde tekrar ediliyor; ama medya programlarının yazılmayacak kadar ”dehşet verici” bulduğu bir hikaye bu.Mezbahaların dehşet verici detaylarını halkın gözü önüne getirmeyi başaran ise cesur bir kadının amansız çalışmaları oldu. Araştırmacı gazeteciliğin en iyi örneği bu, Eisnitz, et endüstrilerine göbekten bağlı olan  devlet organlarının yapmayacağı şeyi, mükemmel şekilde yapıyor.

Eisnitz’in araştırması devlet belgelerine , doğrudan ve yerinde gözlemlere, mezbaha çalışanlarıyla ve muhbirlerle yapılan röportajlara ve Devlet Güvenilirlik Projesi’ne (GAP) dayanıyor.  Mezbaha adlı kitabında Eisnitz son yasal eylemciliğinin örneğini veriyor, ABD Tarım Bakanlığı’nı ele alıp dezenformasyon kampanyalarının ve yalanlarını ortaya koyuyor.

 

Endüslaughterhouse gail ile ilgili görsel sonucustrideki ciddi problemler 1970lerin sonlarına doğru yeni teknolojiler öldürme oranlarını artırır ve onlarla beraber patojenik kirlenmeler arttıkça başladı. O zaman Reagan yönetimi, ABD Tarım Bakanlığı, diğer devlet organları gibi kanuni düzenlemeleri askıya almıştı, et endüstrisi kendi yolunu kendisi buluyordu. Bu politika ve durumlar sonucunda SIS-Modern Gözetim Sistemi kuruldu, SIS devlet denetmenlerini  sayısını azaltırken mezbahalardaki hayvan  öldürme bantlarının ve et paketleme tesislerinin hızını üç misline  çıkarıyordu.

ABD Tarım Bakanlığı’nın “onaylanmıştır “ damgası federal düzenleme olduğu gibi bir izlenim yaratıyorsa da gerçekte böyle bir şey kesinlikle yok. Hattın sonunda bekleyip öldürme ve parçalara ayırma süreçlerine şahit olmayı vicdanları kaldırmayan denetmenler cesetlerin sadece küçük bir kısmını denetleme raporlarında belirtme konusunda serbesttirler. Veterinerler gibi, onlar da cesetlerin güvenli, sağlıklı ve iyi durumda olduğuna dair onaylarını verirken eğer sessiz kalır ve  işbirliği yaparlarsa kariyerlerinin ileriki dönemlerinde et endüstrisinde daha kazançlı işleri olabileceğini bilmektedir.

Sistem maksimum hız ve maksimum yeterlik peşindedir, burada amaç hayvanlara, işçilere ya da halkın sağlığını önemsemek değil, kazanç elde etmektir. Mezbahalardaki hayvanların büyük bölümü öldürme anında yeterince şoklanmamıştır, bu yüzden daha bilinçlerini kaybetmemişken zincire asılır, burun ya da anüslerinden kancalara takılır, yukarı kaldırılır, kanı akıtılır, parçalara ayrılır, derileri sökülür, kaynar suya atılırlar. Hayvanlar ölmeden önce mezbahanın içinde yarım millik bir yol gidilir, on dakikalık elektrikle şok verilir, dövülür ve nihayetinde tamamen ölmeden de adım adım parçalara ayrılırlar.

Hatta ya da kapılarda yakalananların başları ya da bacakları ya kopar ya da yanar. Sıklıkla çalışanlar sinirlenir ve öfkelerini hayvanlara kusarlar, borularla hayvanları döver ya da gözlerini çıkarırlar, bazıları da bunu keyif almak için yapar. Kongre tarafından 1958’de kabul edilen ama ABD Tarım Bakanlığı tarafından reddedilen sözde İnsancıl Öldürme Kanunu hayata geçirilmiyor. Kümes hayvanları ve tavuklarını koruyan bir yasa zaten yok, bu yasayı çiğneyenler  için de bir ceza bulunmuyor.

Yönetim hayvanları umursamadığı gibi çalışanları da umursamıyor. Mezbahalar ekonomik anlamda çaresiz insanları çalıştırıyor, bu insanların çoğu göçmenlerden oluşuyor. Mezbahada çalışmak insanın girebileceği en tehlikeli işlerden biri. İşçiler yeterince  şoklanmamış hayvanı öldürmeye çalışırken kendilerini kesiyorlar; elleri ve kolları makinelere kaptırıyorlar; kancalara takılmış havyanlar üzerlerine düşüyor; sürekli aynı hareketi tekrar etmekten ağrı ve acılarla baş etmek zorunda kalıyorlar. Çok az ara verebiliyorlar, çoğunlukla çalıştıkları yeri terk etmek yerine çalıştıkları yere idrarlarını yapmak zorunda kalıyorlar. Ölümlerin rutinleşmesi onları insani anlamda uyuşturuyor, bazı işçiler hayvanları umursadıklarını da kabul ediyor. Bu işçilerin çoğu alkolik ve uyuşturucu kullanıcısı, işyerlerindeki şiddeti eve taşıyorlar.

Düzenlemelerin boşverilmesi ile beraber et yemek artık daha tehlikeli, gıda zehirlenmesi oranlarında ciddi bir yükseliş var. Gıda zehirlenmelerinden kaynaklı ölüm oranlarında büyük artış var, 1984’te 2000 kişi iken 1994’te 9000 kişi öldü. Hastalık Kontrol Merkezi’ne göre her yıl 6,5 milyon ile 82 milyon arasında gıda zehirlenmesi vakası yaşanıyor. 1978’den beri ABD Tarım Bakanlığı denetmenler bozuk ete ceza verme konusunda otoritesini kaybetmiş durumda; tüketiciler dışkı, idrar, iltihap, ciğer ve kalp enfeksiyonu, tümör,larva, salmonelli bakterisi ve olasılıkla Deli Dana hastalığına sebep olan prionlarla dolu cesetler yiyorlar.

Hiçbir hayvan sever ya da hayvan hakları eylemcisi bu kitabı okumak istemeyecek; ama kimsenin elinde değil. Bugüne dek okumuş olduğum bütün dehşet verici olayların hiç birisi beni bu kitaba ğu hazırlamamış meğerse. İnanılmaz istismarların hikayesi bu- işçilerin, hayvanların ve halkın duyduğu güvenin istismarının ve çürümüş bir devletin hikayesi. Aslında Tarım Bakanlığı’na yönelik çok ciddi bir suçlama var: Tarım Bakanlığı sadece hayvanları, işçileri ve halkı koruma konusunda başarısız olmakla kalmıyor, halktan gerçekleri gizlemek  için sahte bilime başvurarak normalde düzenlemesi ve  kontrol etmesi gereken endüstrinin çıkarlarını koruyor.

Eisnitz sürekli çalışmanın ve hayvan istismarına böylesine tanık olmanın bedelini fena ödedi, çünkü yazarken kansere yakalandı (ve şu anda kanserden kurtulduğunu biliyoruz). Kendi üzerine düşeni yerine getiren Eisnitz bizleri bilginin ağır yükü ve artık müdahil olma sorumluluğuyla baş başa bırakıyor.

Çev.:Cem

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s