ALF’in 80’li yıllardaki laboratuar baskınları

Durduralamayan ve hâlâ yaptıklarına devam eden bu canavarlara duyurulur: kendinizi içeri kilitleyin, çünkü fırtına yeniden geliyor.

***

1999 yılı en iyi ALF eylemlerinin geri döndüğü bir yıl oldu: laboratuar baskınlarının. 7 senelik uyku halinin ardından ALF laboratuar kurtarma kampanyasını diriltti ve  geçen sene (2001) 4 4 araştırma tesisine girerek 200 kadar hayvanı kurtardı. Bu eylemler son derece riskli, büyük beceri gerektiren operasyonların yeniden başladığının işaretiydi ve aynı anda  80’li yıllardan beri görülmeyen  “içeri gir ve hayvanları dışarı çıkar” yaklaşımını yeniden gündeme getiriyordu.

On yıllar boyu süren legal dirikesim karşıtı kampanyalara, imza listeleri ve mektupla başvurulara kadar bütün çabalara rağmen hiçbir şey laboratuvarlardaki hayvanlar için ALF gibi birkaç aktif grup kadar etkin bir değişim meydana getiremedi. Bu egosuz insanlar 80’li yıllar boyunca yaşanan laboratuar baskınlarında elde edilen büyük medya ifşaatlarıyla ABD halkına laboratuvarlardaki işkence odalarında hayvanlara karşı işlenen dehşet verici şeylerin ilk görüntülerini gösterdi.

Şefkatli  savaşçılardan oluşan az sayıdaki grubun zaferleri ve başarıları asla unutulmamalı ve asla hafifsenmemeli.  Eylemsizliğin karanlık çağında laboratuar hayvanlarını yarıda bırakmış olsak da şimdi bu insanların hikâyelerini öğrenelim ve onların bıraktığı yerden biz devam edelim.

Kapıları Kırmak

1984’te yaşanan Pennsylvania Üniversitesi baskını ALF’in en büyük laboratuar baskını başarısıdır.

28 Mayıs’ta ALF, Pennsylvania Üniversitesi  Thomas Gennarelli baş zedelenmesi araştırma laboratuarının kilidini kırdı ve laboratuvardaki bütün alet ve gereçleri paramparça etti, Thomas Gennarelli’nin canlı primatlar üzerinde uyguladığı araştırma video çekimlerine el koydu. Seneler boyunca laboratuar kapılarının arkasına gizlenen ve hayvan haklarını savunanlara tepeden bakan Gennarelli dirikesim muammasına hayvan hakları hareketinin verdiği yeni cevapla böylece tanışmış oluyordu, yani ALF’le.

Gennarelli’nin çekimleri bir dirikesim laboratuarının içine dehşet verici bir bakıştı, 60 saat boyunca  yeterince anestezi uygulanmamış ve kayışlarla bağlanmış primatların kafasına yer çekimi gücünde 1000 kadar darbe vuruluyordu. Video hayvan deneylerinin şeytaniliğini ülkenin gündemine getirdi, aynı anda ALF’in en bilinen ve gündeme çıkan eylemi oldu.

1980’lerin ALF’i en büyük desteğini PETA’da buldu. PETA, ALF’in sözcüsü gibi davranıyordu; baskınları takip edip basın toplantıları düzenliyor, videoları yayıyor, ele geçirilen belgeleri medyaya dağıtıyordu. Gennarelli baskınının ardından PETA’nın düzenlediği basın toplantısında ele geçirilen video görüntüleri dağıtıldıetrafında büyük bir gürültü kopardı, hayvanlara şefkat duyan halk ve hayvan araştırmacıları arasında büyük bir gerilime sebep oldu. Biyomedikal araştırma halkla ilişkiler makinesi anında harekete geçti, halkı baş zedelenmesiyle  ilgili araştırmaların “gerekliliği” konusunda rahatlattı. Seçim basitti onlara göre: ya babunlar ya çocuklar.

ALF bu olaya iki ay sonra Pensylvania Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ne girip bir köpeği kurtararak yanıt verdi.

ALF için zaten bir cadı avı başlamıştı, günümüzde artık rutinleşmiş mahkeme yolunu hayvan hakları hareketine de açıyordu. Halka kapalı bir panelden önce PETA çalışanları ve iyi tanınan hayvan hakları aktivistleri mahkemeye çağrıldı ve bazı sorulara cevap vermeleri istendi. ALF’in dirikesimcilerin olağanlaştırılmasına ve söyledikleri yalanlara verdiği cevap bir önceki eylemden 4 gün sonra meydana geldi: P.Ü Veterinerlik Fakültesi baskına uğradı- 4 kedi, bir köpek ve 8 güvercin kurtarıldı. ALF yeniden saldırdı.

Ortalık yatıştığı zaman ALF ve hayvanlar için zafer kazanıldığı ortaya çıktı: Ulusal Sağlık Enstitüsü fon desteği kesildi ve Gennarelli’nin laboratuarı kapatıldı.

Bir laboratuvardan diğerine, 80’ler boyunca ALF işkenceyi, acıyı ve ızdırabı gördü, yasal araçların görmezden gelindiğine tanık oldu ;  doğrudan ve zamanlaması yerinde tepkisini fazla beklemeden hayata geçirdi: kapılar kırıldı, laboratuarlar darmadağın edildi, hayvanlar kurtarıldı. Pennsylvania Üniversitesi ALF’in 80’li yıllardaki baskınlarını karakterize eden şu sözleri kullanmıştı: acil durum. ALF asla arayı uzatmadı.

Cehennem Şehri

1984 sonunda Doğu Yakasında 3, Batı Yakasında 10 laboratuar baskını yaşanmıştı. Doğu’da New York Üniversitesi Tıp Merkezi (1 kedi, 2 köpek, 2 kobay faresi), Güney Florida Üniversitesi (55 gerbil, 35 sıçan), Massachusetts Ünivertesi (2 tavşan), Maryland Üniversitesi (42 tavşan), Howard Üniversitesi (30 kedi), ABD Deniz Kuvvetleri Tıbbî Araştırmalar Enstitüsü (4 köpek), John Hopkins Üniversitesi (6 sıçan), Pennsylvania Üniversitesi ve Florida Üniversitesi (çok sayıda sıçan), Batıda Berkeley California Üniversitesi (3 kedi), Los Angeles California Üniversitesi Liman Tıp Merkezi (12 köpek) ve California Sacramento Eyalet Üniversitesi (23 sıçan). 1984 yılı Aralık ayı Batı yakasında ALF 80’lerin ortasında California’daki laboratuar baskınları sebebiyle aranan suçlular listesine eklenmiş oldu.

Muhbirlerinden birinden gelen ipuçları sayesinde 1984 boyunca ALF eylemleri azaldı ve Duarte, Los Angeles’taki City of Hope kanser araştırma laboratuarına yapılan, kamuoyunun en fazla bildiği baskınla sonuçlandı.

ALF’in laboratuardaki muhbiri esas baskın öncesi grubun tesise girmesini sağladı, ALF içerideki hayvan sayısını, hayvan çeşitlerini öğrendi.  Böylece ALF’in bugüne dek görülen en büyük laboratuardan kurtarma eylemi sonucu  özgürlüğüne kavuşacak hayvanlara yuva bulma işlemi kolaylaştı.

9 Aralık 1984 gününün erken saatlerinde ALF, City of Hope laboratuarlarına muhbirleri tarafından açık bırakılmış bir kapı sayesinde girmeyi başardı, araştırma laboratuarında 500 bin dolarlık zarar verdi, 13 kedi, 18 tavşan, 21 köpek, 50 fare ce düzinelerce başka hayvanı kurtardı.Sonuç: ALF.115/ City of Hope.0.

–Alnına “çerçöp” yazılan bu maymunun görüntüsü ALF’in 80’li yıllardaki laboratuar baskınlarından birinde ele geçirildi. —

The City of Hope baskını 1980’lerin uzman bir biçimde dizayn edilmiş medya kampanyalarının ortaya çıktığı dönemdi, artık en büyük önem halka Robin Hoodvari bir imaj sunmaktı, ayrıca ele geçirilen belgelerin halka ifşa edilmesi ve böylece hayvan deneylerinin yalanı ve sahteliğini ispatlamaktı. Baskın sonrası yaşanan medya ilgisi sayesinde ALF dirikesime dikkat çekerek kendisinden önce 100 sene boyunca legal yollarla elde edilen başarılara kıyasla dirikesimin yok olmasını hızlandırdı.

Ardından çok önemli bir şeyi kavradılar: – özgürlüğüne kavuşturulan hayvanların yerine sürekli yenileri geliyordu. ALF tek tek yaşamların önemini asla hafifsemiyordu ama uzun vadede hayvan yaşamını en çok kurtaran şeyin 80’li yıllardaki ALF baskınlarının dalga etkisi olduğu da ortaya çıktı:

  1. Görev: kurtar.

2.  Görev: İfşa et.

Dirikesimcilere yönelik en büyük tehdit ve ALF’i ve hayvanları en büyük zaferlerine ulaştıracak şey ALF’in “ifşa” etmeye dönük adımlarıydı.

Baskın sırasında ele geçirilen video belgeler ve araştırma bilgileri City of Hope’a en büyük darbeyi vuran şey oldu. Herşey bittiğinde City of Hope 700,000 dolar kaybetmişti, bir çok deney artık tamamıyla yok edilmişti, Ulusal Sağlık Enstitüsü Hayvan Refahı Yasalarının ihlâli sebebiyle 1 milyon dolarlık fonunu kesmişti. Bir başka zaferdi sonuçta, ama aslında ALF yeni yeni başlıyordu.

“Bu daha başlangıç!”

1985 yılında Batı yakasında artık uzman derecesinde becerikli ALF hücreleri vardı. ALF hücre üyeleri kamuoyunda bilinen hayvan hakları gruplarıyla bağlantı halindeydi. Yeraltı aktivistleri bu tür gruplar içinde konum sahibiydi, araştırma tesisleri hakkında içeriden bilgiler ediniyor ve  anaakım gruplarındaki gönüllülerin yardımından faydalanıyordu. Batı yakası hücresi çalışanlardan, araştırma asistanlarından, öğrencilerden ve veterinerlik fakültesi öğretim üyelerinden gelen bilgileri hemen değerlendiriyor, ve muhbirlere laboratuara girebilmek için iletişim kuruyordu. İşte ALF’in en büyük baskını olup otoriteleri “nasıl içeri girebildiler?” diye düşündüren eylem de bu yaklaşım sayesinde oldu.

20 Nisan 1985’in erken saatlerinde ALF Riverside’daki California Üniversitesi’ne girdi, laboratuar kapılarını yerinden söktü, 1,000 kadar hayvanı serbest bıraktı. Dirikesimciler işe geldiklerinde laboratuarlarının darmadağın edildiğini gördü. 700,000 dolardan fazla bir hasar söz konusuydu. Üniversite dekanı “ araştırmanın seneler kaybettiğini” söyledi.

Bu eylem, ALF’in en büyük kurtarma eylemiydi: 21 kedi, 9 opossum, 38 güvercin, 70 gerbil, 300 fare, 300 sıçan, ve Britches adında yavru bir maymun.

Britches yavru bir makak maymunuydu: doğumundan itibaren görme mahrumiyeti deneyinde denek olarak kullanılıyordu. ALF Britches’in video görüntülerini yayınladığında (insan elinden biraz daha büyüktü, küçücük başına elektronik bir implant yerleştirilmişti, göz kapakları dikilmişti) olay biyomedikal araştırma endüstrisi için bir felakete dönüştü. Riverside California Üniversitesi baskını ve Britches ile ilgili haberler kamuoyundan duygusal ve öfke dolu bir tepki ile karşılandı, dirikesimcilerin baskın sayesinde ortaya çıkarılan, meşru görülmesi imkânsız  gaddarlıklara (aç bırakılmış güvercinler, vücutları doğranmış opossumlar, göz kapakları dikilmiş kediler ve Britches adında yavru bir maymun) cevap vermesi istendi- bunların hepsi dirikesime karşı savaşta çok önemli kazanımlardı.

ALF’in kökten bir değişime sebep olduğu gerçeği inkâr edilemezdi. Riverside California Üniversitesi’nde engellenen 17 deneyin 8 tanesne bir daha hiç başlanmadı. Psikoloji departmanı artık yavru maymunların göz kapaklarının dikilmesine izin vermiyordu. Primat kolonisi için içeri ısıtıcılar konuldu. Dirikesimcilerden biri işi tamamen bıraktı.

26 Şubat 1986 gününün ilk saatlerinde ALF Eugene’deki Oregon Üniversitesi Fen 1 binasına girdi, 3 laboratuara izinsiz giriş yaptı, 264 hayvanı mutlak ölüm ve işkenceden kurtardı. 120,000 dolardan fazla zarar verildi. İçeri zorla girildiğini kanıtlayan hiçbir iz yoktu.

ALF kurtarma eyleminin ardından bir bildiri yayınladı ve “Oregon’daki toplama kamplarında ezilenleri kurtarmaya yönelik gayretlerimiz daha yeni başlıyor. Katliamın direniş olmadan devam etmesine izin vermeyeceğiz. Bizi bekleyin” şeklinde bir mesaj verdi.

ALF baskını o zamana dek pek de tanınmayan Barbara Gordon-Lickey’nin de gün ışığına çıkmasını sağladı. Gordon-Lickey bir  ünversitede araştırmacıydı ve 17 seneden uzun bir süre boyunca yüzlerce yavru kediye acı üzerine yapılan deneylerde işkence etmişti,  bu son eylemin de hefedi O’ydu: “İşkence odalarındaki araçların imha edildiği bu özgürlük baskını Barbara Gordon-Lickey  olarak tanınan kasabı hedef aldı, bilim adına doğradığı yüzlerce masum kedi yavrusunun misillemesi olarak hayata geçirildi.”

Bildiride araştırma aletlerinin imha edilişinde kullanılan taktikler de açıklanıyordu: “10,000 dolarlık mikroskop 12 saniye içerisinde 36 inçlik çelik çekiçle darmadağın edildi. Bu çekici Fred-Meyer’den 5 dolardan daha az bir fiyata satın aldık. Yatırımımızın son derece kâr ettiğini düşünüyoruz”. Bildiride “primat stereotaksik aleti insan zihni tarafından düşünülmüş en karanlık işkence aletlerinden birisidir. Onu parçamalaktan özellikle zevk aldık” deniyordu.

Oregon Üniversitesi baskını, üst üste yapılan eylemler sayesinde ALF’in en fazla zararı nasıl verebileceğini kanıtlamış oldu- fotoğraf ve belgelerin ele geçirilmesiyle. Oregon Üniversitesi baskıncıları veteriner belgelerini, kafes notlarını, 400’den fazla fotoğrafı ele geçirdi- bu fotoğraflar hayvan hakları hareketinin bugüne dek gördüğü en kanlı fotoğraflardan bazılarını da içeriyordu. Fotoğraflar dirikesimcilerin vurdumduymazlığı ve “araştırma”larının barbarlığını ortaya koyuyordu. Bir fotoğraf dizisinde bir “sezaryen doğum” görünüyor, burada son derece korkmuş bir yavru maymunun bir kadın araştırmacının karnından “doğurulduğunu” görüyoruz. Araştırmacıların istismar ettikleri ve dalga geçtikleri hayvanları kullanarak birbirinin resimlerini çektiği bu fotoğraflar baskın sonrası Eugene ve LA’deki basın toplantılarında medyaya verildi.

Ele geçirilen fotoğraflar bir kez daha bir  halkla ilişkiler faciasına dönüştü araştırmacılar için. Üniversite, fotoğraflarda görülen bu  tür ihlâllerin “kanıtlarını” hemen ortadan kaldırdı: yani geride kalan primatlar kampüste gizli bir yere götürüldü.

ALF bir kez daha, çıtası yüksek bir baskınla dirikesim laboratuarlarında yaşanan hayvan sömürüsünün kesin kanıtını ortaya koymuş oldu. Ve bir kez daha araştırmacılar  baskına uğrayan tesislerin “istisnai durumlar” olduğunu, “norm olmadığını”, “araştırmalar göz önüne alındığında herkes için bir utanç kaynağı” olduğunu tekrar etti. Ancak kamuoyu açısında bu yanıtlar kabul edilmesi zor şeylere dönüşmekteydi.

Oregon Üniversitesi ALF’le ilgili ikinci tutuklamaya da sebep oldu.

Oregon Üniversitesi baskını gecesi, tanınan bir hayvan hakları aktivistlerinden Roger Troen’a anonim bir telefon geldi. Arayan kişi Roger’dan hiç kimseye söylemeden Eugene’e gelmesini ve yuva arayan hayvanları bir yere götürmesi için hayvanları götürmesini istiyorduç.Hayvanların nereden geldiğine dair hiçbir bilgi yoktu, ama Roger’ın da söylediği gibi,” sormasına da gerek yoktu”.

Haftalar sonra  hayvanları incelemesi istenen bir veteriner, polisi Roger’a yönlendirdi. Ardından Oregon Üniversitesi ve dirikesimcilerini tanık olarak dinleyen, “bilim adamları”nın kariyerlerini ve laboratuarlarında barbarlıktan başka bir şey olmayan araştırma protokollerini anlatmaya zorlandığı mahkemede dirikesimciler gizlenerek yaşadıkları o duvarların arkasından yüzlerini göstermek zorunda kaldılar.

Roger Troen 6 ay evinde gözlem altına alındı, ALF eylemindeki rolü nedeniyle oluşan zararı karşılamak zorunda bırakıldı. 10 tavşan geri getirildi, üniversitenin laboratuarlarına teslim edildi. 254 hayvanı hiç kimse bulamadı. Her biri bir ALF zaferidir.

“Bu daha başlangıç…”

Adaletin Alevleri

Bir sonraki laboratuar saldırısı Amerika’ya hayvan istismarı Nazizmine karşı en etkili yöntemi getirmiş oldu: “minimum hasar değil, maksimum yıkım” stratejisi. Böylece 15 sene boyunca büyük ölçekli ALF eylemlerinin gideceği yön belirlenmiş oldu.

16 Nisan 1987’de Davis California Üniversitesi’ndeki inşaat halindeki Hayvan Diagnostik Laboratuarı yakıldı.  Gıda-hayvan endüstrisinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere dizayn edilen hayvan araştırmaları laboratuarı tamamen kül oldu. 4,5 milyon dolarlık zarar meydana geldi. Günümüze dek görülen en pahalı eylemdir bu.

O gece Amerikan ALF’i hayvanlara işkence eden yapı ve araçları kullanılamaz hale getiren en işlevsel aracı dünyaya getirmiş oldu. Laboratuarın kapanmasından sonra gece vakti bütün riskleri, gayretleri ve sınırlı hasar olanağını atlatarak ALF o gece resmen Hayvan Diagnostik Laboratuarını yok etti.

Davis’ten sonra  yangınlar Kuzey California boyunca, bu sefer ARM tarafından üstlenilen eylemlerle devam etti: San Jose Veal Şirketi’ne ait depoda 10,000 dolarlık yangın, Ferrara et Şirketi’nde 230,000 dolarlık bir başka yangını takip etti. İki gün sonra kümes hayvanları deposu ateşe verildi: 200,000 dolarlık zarar oluştu. ALF eylemi üstlendi. Kundaklamalar 1988 yılı boyunca devam etti: San Jose Et Şirketi’nin yakılmasının ardından, Santa Rosa’da bir kürk mağazası ateşe verildi. Ama ALF daha yeni “ısınıyordu”.

Kaçacak Bir Yer Yok

Tel kesiciler, levyeler, laboratuar çöplerinden elde edilen baskıları kullanarak ALF özgürlük savaşçıları sistemli bir biçimde Tucson’da 3 Nisan 1989’da Arizona Üniversitesi’ne ait 4 binaya saldırdı, iki yangın çıkarıldı, bir bina tamamen yandı, 300,000 dolarlık zarar verildi, 1200’den fazla hayvan özgürleştirildi. Günümüze dek görülen en büyük laboratuar eylemiydi, ayrıca ALF’in en devasa eylemi olduğu da söylenebilir.

Baskın sabah saatlerinde başladı, ALF eylemcileri Vio-West binasının alt katına girdiler, 6. Kata asansörle çıkıp laboratuarları imha etmeden önce 965 hayvanı oradan çıkardılar. Aynı anda kampüste Shantz binasında bulunan ikinci bir takım yerden 15 metre kadar yukarıda bulunan purjörün kapağını kaldırarak hava boşluğuna girdi, zemin katındaki laboratuarın içine sızdılar. Kısa bir süre sonra eylemciler  Mikrobiyoloji binasının zemin katına girerek oradan altıncı kata çıktılar ve başka hayvanları oradan kurtardılar.

Hayvanlar dışarı çıkarılır çıkarılmaz bir laboratuar ve bir otopsi odası imha edildi, bütün duvarlara benzin döküldü, her yer ateşe verildi. Eylemciler ardından  kampüsten uzaklaştılar. Arizona Üniversitesi hayvan deneyleri yöneticisinin binasının altına yerleştirilen kundak bombası patlatıldı. Bina ve içindeki herşey imha edildi. 300,000 dolarlık zarar meydana geldi; 1,231 hayvan dirikesimcilerden kurtarıldı.

Ulusal basında  kurtarma eyleminden sonra “ Nuh’un gemisinin Rambo stilindeki yeni versiyonu” şeklinde başlıklar atılıyordu.

Bir polis raporu baskının son derece hassasiyetle hazırlanıp yürütüldüğünü doğruluyordu. Yapılan araştırmada Arizona Ün. Emniyet Birimi “geride fiziksel neredeyse hiç iz bırakılmadığı”nı söylüyordu. Emniyet güçleri “eylemi yapan grubun saldırıları için yoğun bir hazırlık devresi geçirdiğini, polislerin kullanabileceği neredeyse hiçbir kanıt bırakmadığını ve en üst derecede bir verimlilikle iş gördüğünü” söyledi.

Yapılan soruşturmada hayvan kurtarma eylemi ve ardından yaşanan kundaklamaların 90 dakika kadar sürdüğü belirtildi. Raporda “ALF’in bu saldırı için tepeden tırnağa hazırlandığı” yazıyordu. Polis hiçbir şüpheli bulamadı.

Küçük ya da büyük ALF eylemlerinin en yaşamsal ve istendik etkilerinden birisi, hayvan öldürmenin bedelini artırmaktır. Kurtarma misyonunun ardından kampüs polisi laboratuar baskınının doğrudan bir sonucu olarak Arizona Üniversitesi’nin “ hayvan deneylerini korumak üzere hayata geçirilen 1 milyon dolarlık bir yatırımı iptal ettiğini” söyledi. Baskının hemen ertesi günü saat 17.00’de kampüsteki 11 araştırma tesisinde 24 saatlik polis koruması verildi. 24 saatlik bu güvenlik çabası 6 hafta devam etti, haftada 40,000 dolara mâl oldu. Hayvan deneyleri kampüsün farklı yerlerinde 11 değişik binadan son derece güvenlik önlemi alınmış 2 binaya aktarıldı. Arizona Üniversitesi baskından sonra diğer bir ALF eylemini engellemek için 500,000 dolarlık güvenlik önlemi aldı. Arizona Üniversitesi baskını ile ALF ne demek istediğini artık açıkça söylemiş oluyordu: hayvanlara  işkence etmenin bedeli artık daha ağırdı.

90’larda…

80’li yıllardaki doğrudan eylemler “Gorem” Orem’in Teksas Teknik Laboratuarında düzenlenen baskın sonucu 5 kedinin kurtarılması ve 70,000 dolarlık zararla sona erdi. 90’lı yılların başında kamuoyunun daha az haberdar olduğu eylemler yaşandı: Florida’da bir laborauardan 6 tavşan; Gilro, California’da Simonsen laboratuarlarından 100 kobay faresi ; Buffalo, New York’taki bir laboratuvardan 750 fare, sıçan ve hamster; Chicago’daji Cook Hastanesi’nden 11 tavşan ve 10 kobay faresi kurtarıldı. Kürk endüstrisini durdurmak için bu eylem ve 4 eyaleti kapsayan “Operation Biteback” eylemleri ALF’in seneler boyunca son laboratuar baskını olacaktı (Rod Coronado’nun anlattığı Operation Biteback çevirisi yakında).

1999’a gelelim. Modern laboratuarlar bir çok eylemci tarafından içine girilmesi imkânsız yapılar olarak görülüyordu. Laboratuar kurtarmaları 7 senedir sona ermişti. Ama 5 Nisan 1999’da, yani Arizona Üniversitesi baskınından 10 yıl ve 3 gün sonra maskeli özgürlükçüler Minnesota Üniversitesi’ndeki iki ayrı binaya gizlice girerek 116 hayvanı balyoz ve çekiç kullanarak kurtardı, dirikesime 2 milyon dolarlık zarar verildi.

Bu eylem ALF’in en başarılı dönüş eylemi oldu, bir dizi laboratuvardan kurtarma ve sabotaj eylemi de senenin sonuna dek devam etti. 1999 yılında medikal araştırmalardan 193 hayvan kurtarıldı, geçen 9 yılda kurtarılan hayvan sayısından fazlaydı bu sayı. 90’ların başında görülen küçük ölçekli mal-mülk-eşya hasarları yerini çok sayıda minkin kurtarıldığı eylemlere, büyük çaplı kundaklamalara bıraktı, ve şimdi ellerinde çekiç, maskeli özgürlükçülerden oluşan küçük hücreler sayesinde laboratuar baskınlarının yeniden başladığını görüyoruz.

1980’lerin ALF’i dirikesim dehşetini gölgelerden çıkarıp işkence odalarında masumları öldüren canavarlara yönelik ilk tehditi yöneltmişti. 80’li yıllar boyunca  bu canavarların çoğu ALF’le tanıştı.

Durduralamayan ve hâlâ yaptıklarına devam eden bu canavarlara duyurulur: kendinizi içeri kilitleyin, çünkü fırtına yeniden geliyor.

nocompromise.org

Çev. Cem

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s