Dünya üzerindeki en büyük salgın hastalık : İnsanlar

PLAGUE

Roland Vincent

Bir seri katil yaşamayı hak eder mi?

Bir cani?

Peki bir tecavüzcü, bir çocuk istismarcısı?

Peki ya senede 300 hayvanın ölümünden sorumlu olan bir insan?

Eğer his ve duyguları olan bütün canlıların eşit bir değere sahip olduğuna, her canlının biz insanlar gibi aynı yaşama hakkına sahip olduğuna inanıyorsanız, o zaman senede 300 hayvanın ölümünden sorumlu bir insanın suçlu olduğunu düşünürsünüz.

İşte bu gerçek, insan uygarlığını yerle bir eder.

Çünkü ailenizin, arkadaşlarınızın, iş arkadaşlarınızın ve komşularınızın seri katillerden, katillerden, tecavüzcülerden ve çocuk istismarcılarından çok daha kötü oldukları anlamına gelir bu.

Ne yazık ki öyleler.

Ortalama bir karnist her yıl 300 dana, yavru domuz ve tavuğun ölümünden sorumlu.

İnsanlar dünyaya türcü bir üstünlük lensiyle bakıyor. Etkisi ve anlamları açısından iğrenç bir dünya görüşü bu. İnsan dışındaki bütün yaşam çeşitlerinin kullanılıp atılabilen, herhangi bir önemi olmayan ve insanların çıkarlarına boyun eğmeye mahkûm canlılar olduğunu düşünüyoruz.

Bilim adamları şu anda Dünya’da altıncı kitlesel yokoluş sürecine tanık olduğumuza inanıyor. Geçmiş 450 milyon yıl içerisinde Dünya’da türlerin %90’ının tamamen yeryüzünden silindiği 5 yokoluş olayı gerçekleşti.

Şu andaki yaşanan Altıncı Kitlesel Yokoluş süreci ile diğer beş olay arasındaki fark, bu beş olayın kozmik felaketler olması. Ama altıncısı tamamen Dünyaya hâkim olmuş tek bir türün eylemlerinin sonucu: İnsanların.

İnsan eylemleri, dokunduğumuz herşeyi imha eden parazit bir tür olduğumuzu kanıtlıyor bize. Son 40 yılda dünyadaki yaşam biçimlerinin neredeyse yarısını yok ettik. Dünyadaki ormanların nerdeyse dörtte üçü artık yok. Her yıl binlerce bitki ve hayvan türü yok oluyor.

Denizi ve havayı kirletiyor, atmosferi ve okyanusların ısısını artırıyor, dünyanın  ciğerleri olan yağmur ormanlarını yok ediyoruz.

Habitatların imha edilmesinden, yaban türlerin neslinin yok olmasından sorumluyuz. Bu gezegende görülmüş en büyük şeytanlıktan, Hayvan Soykırımından sorumluyuz.

Mezbahalarda haftada bir milyar hayvan öldürüyoruz, bir milyar hayvanı ise esir olarak tutuyoruz. Her yıl 2,5 TRİLYON deniz hayvanı öldürüyoruz.

Bu gezegenin başına bela olmuşuz.

Dünyanın gördüğü bu zarar ve hasarların çoğu kapitalizmin eseri.

Kapitalizm, ham maddelere yönelik sonsuz bir talep; ağaçların, petrolün, gazın, hayvan cesetleri ve tüketicilerin sonsuz akışı demek. Dünyanın böyle tecavüze uğramasına ve yağmalanmasına hiç bir tepkisi olmayacak,insanlara bu tahammülünün bir sınırı yokmuş gibi yaşamak demek.

Şu anda karşı karşıya olduğumuz en acil mesele, dünyanın ısınmasına sebep olan karbon ve sera gaz salınımlarının sebep olduğu sorunlar.

Bilim adamları deniz seviyelerinin yükseleceğini, kıyıların tahrip olacağını, hava durumu örüntülerinde sert sapmalar yaşanacağını, denizlerin öleceğini ve kitlesel yokoluşlar yaşanacağını söylüyor. Risk altında olan türlerden biri de  insan türü.

Eğer iklim değişikliğini sağ salim atlatırsak bile bunu çok daha küçük bir dünya nüfusuyla başaracağız. Milyarlarca insan iklim değişikliğinin yol açacağı açlık, hastalık, ayaklanmalar ve savaşlar gibi sebeplerle ölme riskiyle karşı karşıya.

Şefkatli insanlardan hiç biri bu olaylardan etkilenecek olanlara sırtını dönemez. Liberaller ve sosyalistler  küresel ısınmayı durdurmak için bu yüzden dur durak bilmeden çalışıyor işte.

Ama olasılıkla, Dünya, sayısı radikal olarak azalmış bir insan nüfusuyla daha rahat başa çıkacak. İklim değişikliğinin sebep olduğu toplumsal çalkantılar kapitalizmin yok edilmesine yardımcı olacak.

Kıyı bölgeleri denizlere teslim edilirken, sert iklim koşulları sebebiyle elde edilen hasat oranları düşecek, tropik fırtınalar ve kasırgalar milyonlarca insanı öldürürken bütün bu yaşanan olayların kapitalist açgözlülüğün sonucu olduğu gerçeğini insanlar nihayet anlayacak.

İklim değişikliği dünyada sosyalizmin kurulması için katalizör görevi görebilir, belki de görecek.

Buradaki trajik nokta ise, ölecek olanların aslında bu sorunlara yol açan insanlar olmaması. Milyarderlerin ve oligarkların hayatta kalma şansı bizden çok daha fazla. İklim değişikliğinin gerçek  kurbanları aslında kapitalizmin kurbanları olacak: yani Üçüncü Dünya’daki yoksul bırakılmış insanlar.

Can çekişirken bile, kapitalizm, kurbanlarını bir kez daha bedel ödemek zorunda bırakacak.

https://armoryoftherevolution.wordpress.com/2015/09/30/humans-are-a-plague-on-the-planet/

Reklamlar

Dünya üzerindeki en büyük salgın hastalık : İnsanlar” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s