Bir yokmuş, bir varmış Şanslı

Veteriner hekimliğini kendime meslek olarak seçmeye karar verdiğim gün sadece hedefime odaklandım. Pekçok tercihten birini doldurup İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesini seçtim. Bu mesleği seçtim çünkü hayvanlara en çok yardımda bulunabileceğim yol bu diye düşündüm. Kendini idare edemeyecek kadar zor duruma düşmüş hayvanlar herzaman yaram olmuştur. Sağlıklı hayvanlar kendilerini doğada kurtarabiliyorlar. Mühim olan hasta olanı iyileştirip doğal yaşamına kavuşturmaktır benim gözümde . Geleceğe yönelik hayatımın en büyük adımını attım ve artık üniversitemdeyim…

Okula başladığımda hedefim iyi bir cerrah olmaktı. Cerrahi vakaları kliniklerde gördükçe,kitaplarda okudukça ve gördükçe cerrahinin nasıl derin bir deniz olduğunu bu denize dalmalıyım ki orda kurtarılmayı bekleyen milyonlarca hayvana ulaşabileyim dedim.

Sene 2013 , ben Veteriner Fakültesi 2. Sınıfına yeni başlamış acemi bir hekim adayıyım. 2. sınıfa yeni başladığım günlerde cerrahi polikliniğimizde takılınca birkaç felç hayvan gördüm fakat yanlarında sahipleri vardı. insanlar kedilerini köpeklerini bebek gibi kucaklarında taşıyorlar onlarla bir bağ kurmuşlar ve hayvanlarının iyi olması için koşturuyorlardı. Bu benim açımdan sevindiriciydi

Sonra yatar hasta servisine girdiğimde ŞANSLI’yı gördüm . (Bu adı ona ben yakıştırdım). Hikayesi şöyledir ki : Şanslının sahibini hiç görmedi. Şanslıyı gördüğümde sadece ötenazi edilecek bir köpek olduğunu öğrendim ve çok üzüldüm. Hocalarımla konuştum Şanslının durumu hakkında bilgiler aldım .Şanslının başına her ne geldiyse Omurlar arası disklerde sıkışma olmuş ve gerekli operasyonları sahibi tarafından yaptırılmasına rağmen omurilik hasar gördüğü için bu olay sinirleri de etkileyip arka bacakları felç etmiş. Sahibine durumu izah edilince ötenaziye karar veriyor. Ve onu bırakıp gidiyorlar. KENDİNİZİ BENİM YERİME KOYUN: Birkaç gün içinde ötenazi edilecek bir hayvan görüyorsunuz.

Ve siz ozaman 2. Sınıfa yeni başlamış,ayakları üzerinde duramayan yani mesleğini eline almamış ve cebinde beş kuruş parası olmayan bir öğrencisiniz. Zaten okurken zorluklar içindesiniz. Peki o hayvan için siz ne yapabilirdiniz? Söyleyeyim: Sahibi bırakmış,üzülürsünüz ama arkanızı dönmek de zorunda kalırsınız çünkü imkansızlıklar içindeyseniz herkötü olayı düzeltmeye gücünüz yetmiyor. Ve sayarsınız sahibine içinizden ; iyi gününde yanında ama neden felç kalınca ötenazisini istemiş bu gariban hayvancagızın diye.

Sonra beynime değil de vicdanıma sordum. Dedimki ‘ya şimdi ya hiçbir zaman Gülcan’. Hemen Murat adındaki ozmanlar 3. Sınfta olan arkadasımı aradım durumu anlattım ve bana ötenazi edecek hekimi tanıdığını ve etmemesi için onunla konuşacagını söyledi . Hekime köpeğe bizim bakacağımızı söyledik,ötenaziyi durdurduk. Durdurduk ama hayvanı şimdi nereye götürecektik? Muratla beraber 1bucuk ay cerrahi polikliniğinde baktık. Hocalarımız daha önce felc hayvan baktınızmı zorluklarını biliyormusunuz , iyileşmeyecek dediler biz elimizden geleni yapmak istiyoruz,bakarız diye yanıtladık. Sağolsunlar anlayış gösterdiler .

Şanslıyı bulduğumuzda uyuz olmuştu , Bursaları şişti , Egzaması vardı, hayvan bir deri bir kemik kalmış ve öyle korkak bir hayvandı ki o günleri hatırladıkça içim parçalanır. Benim açımdan asıl mühim olan da arka bacakları sanki kendisinden bir parça değilmişçesine uzaktı artık ona.

TEKRAR SEVİLİYOR MUYUM?
Uyuz tedavisine basladık. Aynı zamanda antibiyotikleri yapılıyordu . Egzeması için ev yemeklerinden kacınıyorduk. Bursalarının düzelmesi için onu yumusak zeminde yatırmaya çalıştık. B12 vitaminini de bir gün olsun eksik etmedik VE halen daha kullanırız. Ben şanslının kemiklerine iyi gelmesi açısından hergün kemik suyu yaptım ve ayrıca Ca kaynagı olan yogurdu eksik etmedim (artık evde yogurt yapar olmuştum) Şanslı artık iyileşiyordu.

İyi olması için elimizden geleni yapmaya çalıştık Muratla ve yanımızda başka arkadaşlarımız da oldu tabi . Özellikle Burcu benim en yakın arkadaşım hep destek olmuştur. Arka bacaklarına hergün kendi ellerimizle masajlar yaptık. Ve Ben , birgün ayağa kalkacağı ümidini hiç yitirmedim. Artık ayaklarını güzel şekilde hareket ettiriyor ve Kaslarının büyük çoğunluğu atrofiye olmadı. Buarada şanslının altında hiçbir zaman yara oluşmadı. Demem o ki iyi bakarsanız yara da oluşmuyor, sizin bakımınıza bağlı . Biz her gün arka ayaklarını yıkıyoruz…

Sonra Şanslıyı Doğum kliniklerine taşıdık. Bu süreçte başta okulumuzun hastanesinin başhekimi Prof. Dr. Ragıp Kılıçarslan olmak üzere (ki hocamız gercek bir hayvansevermiş biz ozaman kendisini tanıma fırsatı bulduk.Kendisi, kanatsız bir melek gibi yardımımıza koştu ve okulda bakmamıza izin verdi Sanslıyı ). Tüm yardım istediğimiz hocalarımız, araştırma görevlisi ablalarımız abilerimiz , öğrenciler, arkadaşlarımız , büyüklerimiz bize yardımda bulundu. İnsanlar seferber oldu.Şanslıyı herkes çok sevdi.

Bu tedavi süreci devam ederken şanslının dışarı çıkamaması hava alamaması Muratla canımızı sıkmaya başlamıştı (sedyenin üzerinde biryere kadar) Onun havayı koklayışı ve koşmak isteyişi isteği çok haklıydı gözümüzde . Çünkü Şanslı bir av köpeğiydi, onu belli bir yerde sabit tutmak öldürmek gibi bir şeydi.

Ona bi araba yapalım dedik.Bilmiyorduk nasıl yapılır, araştırdık internette örneklerine baktık.

Bilmiyorduk nasıl yapılır, araştırdık internette örneklerine baktık . Ve Altın kalpli Murat bana: ‘sen merak etme o arabayı ben halledeceğim, ben yapacagım ‘ dedi . Memleketine gidip orda da tanıdıgı iyi insanlardan yardım alıp sU borularından ŞANSLIYA bu arabayı yaptılar . Onun sayesinde Şanslı koşturuyordu artık..

ŞANSLI BAHAR ÇİÇEKLERİYLE..
Ben onu bulduğumdan ötürü şanslıyım. Hayatım onunla farklı bir anlam kazandı . BU dünyada fedakarlık nedir öğrendim , O DA BANA KARŞILIKSIZ SEVGİSİNİ VERDİ. Çoğu zaman derslerimde zorluklar çektim,çünkü Allahın her günü okula geldim. Yaz tatili yok, bayram desen o da yok, Cumartesi Pazar hiç yok. 10 kilo verdim 45 kiloya düştüm. Ailem kendine bakmıyorsun onun için elinden geleni yaptın sahiplendirelim biraz da kendine bak kızım dedi.

Ne yollardan geçtik yine de pes etmedik demek istiyorum. Ondan kurtulmak dıye bır düşünce beslemedik.

evim okula 1buçuk saatlik uzaklıkta gerisini siz hesap edin. Müsait olmadığım zamanlarda her zaman Murat yardımıma koştu her zaman eli üstümüzdeydi ona da minnettarım. Bakın bunları yaptım demek için anlatmıyorum .

HİÇBİR ŞEYİMİZ YOKKEN! YOKLUKLAR VE ZORLUKLAR İÇİNDE BİZ BİR ÖĞRENCİYKEN BUNU BAŞARDIYSAK AYNI DAVRANIŞI TÜM FELÇ HAYVAN YAKINLARINDAN DA BEKLEMEK HAKKIMIZDIR DİYE DÜŞÜNÜYORUM. BU HİKAYEMİZ: BENZER DURUMLARI YAŞAYAN VE KENDİLERİNİ EN İYİ BİZLERİN ANLAYACAĞI İNSANLARA ÖRNEK OLSUN.

BEN SUAN 4. SINIF OLDUM, ARKADASIM DA 5. SINIF. ZAMAN ÇABUK GEÇİYOR – 2 YIL OLDU…
LÜTFEN KENDİ YAŞAMINIZA NEDERECEDE ÖNEM VERİYORSANIZ KENDİ HAYVANINIZIN HAYATINA, DOĞADA YAŞAM MÜCADELESİ VEREN TÜM DİĞER HAYVANLARIN HAYATINA DA AYNI ÖNEMİ VERİP ONLARA YARDIM EDİN. İNANIN BİR ŞEY KAYBETMEZSİNİZ.


İyilik eden iyilik bulur.terk etmek çözüm değil !

SEVGİLER
GÜLCAN GENERALOĞLU & MURAT TEMÜR

*****

Yazı ve resimlerin tamamı HAYTAP Facebook sayfasından alıntıdır:

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s