Gerçek ABOLİSYONİZM ve ‘abolisyonist’ veganlar arasındaki fark

11224711_457074671122321_2593656929251613141_o

Abolisyonizm 19.yy da siyahi köleleri özgürleştirmek için ortaya çıkmış bir akımdır. Hem siyahi hemde beyazlar tarafından benimsenmiştir. Abolisyonistler her yerde bildiriler dağıtarak köleliğe karşı çıktıklarını anlatıyorlar ve silahları ile kölelerin tutulduğu çiftliklere gizlice girerek köle siyahileri kurtarıp güvenli evlere taşıyorlardı. Bu ‘güvenli ev’ler abolisyonist beyazlara aitti. Örneğin bir abolisyonist silahı ve diğer arkadaşları ile bir beyaz zenginin çiftliğine giriyor, girerken bekçiyi etkisiz hale getiriyor, köleleri yanına alıyor ve önden giderek silahı ile diğer bekçileri gerektiğinde vurarak köle aileyi çiftliken çıkarıyordu.

Köleleri saklamak o kadar kolay değildi çünkü devlet köleliği destekliyordu ve abolisyonistleri yok etmek istiyordu. Bu yüzden abolisyonistler silahlı ve örgütlü idi.

Abolisyonistler köleleri öncelikle en yakın ‘güvenli-abolisyonist ev’ e taşıyordu. Bu evler abolisyonistler tarafından gizli bir sır olarak biliniyordu. En yakın evde gizlenen köleler ertesi gün abolisyonist savaşçıların yardımı ile bir sonraki güvenli eve geçiyordu. Bu evler bir harita hattı gibi uzanıyor ve evden eve geçerek kölelliğin olmadığı yerleşim yerlerine giderek kurtuluyorlardı. Yani şu an ALF nasıl hayvanları endüstrinin yada zalim işkencecilerin ellerinden kurtarıyorsa GERÇEK abolisyonistler de öyle yapıyordu.

Devlet hemen harekete geçti. KKK (Ku Klux Klan) adlı beyaz-hristiyan örgüt kuruldu, bu örgüt kaçmayı başarmış siyahi köleleri yakalıyor ve bir haça bağlayarak yakıyordu. Abolisyonistler bu noktadan sonra KKK avına başladılar ve KKK üyelerinin bir çoğunu öldürdüler. Bu sayede insanlar KKK’ya katılmaktan çekinmeye başladılar.

Bazı abolisyonistlerin köleleri gizlice kurtarmak yerine keskin nişancılık yöntemi ile çiftlik sahiplerini uzaktan ateş ederek öldürmesi sonucu çok daha iyi sonuçlar aldığı gözlendi o noktadan sonra direkt olarak toprak sahiplerini öldüren abolisyonistlerin sayısı artmaya başladı.

Amerikan ırkçılığı o günlerden günümüze kadar sürmektedir. Siyahi insanları çekinmeden vuran amerikan polisi günümüzün KKK’ larıdır.

Peki kendine abolitionist approach yada aboliyonist vegan diyenler kimlerdir ? Cevap basit; Abolitionist Approach’ın kurucusu karanlık bir amerikalıdır. Kendini sosyalist yada şu bu yada vegan olarak lanse ederek kapitalizmin elinde kalan ve adı köle olan hayvanların köle olarak kalmasını sağlamak için abolisyonizm terimini tarihe gömmek isteyen karanlık bir şahıstır. Abolitionist Approach’ın kurucusu ajan Francione her türlü hayvan kurtarma eylemine ‘şiddet’ diyerek saldırmakta ve hayvan köleliğine son vermek için yapılan doğrdan eylemleri lanetlemekte ve kendi müridlerine de bu karalamayı uygulama emri vermektedir. Mürid diyorum çünkü abolisyonist veganlar asla Francione denen ajanın söylediklerini sorgulamaz birebir uygularlar belki de faklı bir motivasyonları vardır (para, mevki, sıfat vs.) Ayrıca abolisyonist veganlar hayvan özgürlüğü için yapılacak her türlü eylemi ‘tek konulu eylem’ olarak adlandırarak eylemi eylemsizliğe dönüştürmeye çalışmakta, saldırmaktadırlar. Onlar mesela bir yunus parkına karşı eylem yapmak yerine toplanıp vegan yemek partisi yapmayı tercih ederler. Böylece sorumluluklarından da kurtulurlar, partilerde eğlenirler hayvan özgürlüğü umurlarında değildir. Vegan eylem günü adını verdikleri aslında eylem terimine %100 ters olan veganlık tanıtım standında ise devlet ve kapitalizmin istediği şekilde olan veganlığı insanlara yaymaya çalışırlar. Kapitalizmin istediği tip veganlıkta hayvan köleliği sürmektedir ve asla bitmeyecektir. Çünkü bu tip kapitalizmde küresel kapitalist şirketler sürekli olarak desteklenir. Onların hayvanları köleleştirip para kazanmalarının yanısıra ürettikleri ‘vegan’ ürünlerin satın alınmasını önerirler.

Devlet akıllıdır. Devlet başa çıkmaktan korktuğu hareketleri bastırmak için hareketleri yönlendirerek enerjisini boşa harcamak için hareketlerin ve örgütlerin başlarına ajanlar yerleştirir. İşte fransuan ve müridleri de devletlerin hayvan köleliğini sağlamlaştırmak için abolisyonizmi tarihten silmek için uğraşmaktadırlar.

Gerçek abolisyonist yöntem ALF ‘ in yaptığıdır. Şimdi kendine abolisyonist vegan diyenlerin ALF’ e neden böyle hırçınca saldırdığını anlamış oluyoruz ! çünkü ALF gerçek abolisyonisttir ve yok edilmelidir. ALF var oldukça bizler kendine abolisyonist diyenlerin aslında abolisyonist olmadığını abolisyonizmin içini oyan kimseler olduğunu anlayacağız. Bu yüzden ALF abolisyonistlerin en büyük korkusudur !

Kölecilere karşı yaşa A.L.F. !

*** Eser miktara bu kadar takmış olan abolisyonist veganlara soruyorum. Kardeşim, eser miktarda süt olur o yüzden X bisküviyi almayın diyorsunuz da MC Donalds, Dominos gibi katil firmaların vegan ürünlerine hiç mi et bulaşmaz ?

Eser miktara takmışsınız ! din gibi görüyorsunuz vay efendim süt bulaşmışsa yumurta izi bulaşmışsa diye o halde neden orangutanların tecavüze uğramasına, yağmur ormanların yakılmasına sebep olan palm yağını ateşli bi şekilde savunuyorsunuz ? palm yağı promotörümüsünüz siz ? SORARLAR !

Kaynak: Vegan Music

Haber ve resim: http://sosyalsavas.org/2015/05/gercek-abolisyonizm-ve-abolisyonist-veganlar-arasindaki-fark/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s