Oyun bitti : ALF’i ciddiye almak

Anthony J. Nocella II

“Eğitim olmadan, bu dünyada hiçbir şey başaramayacaksınız.” Malcolm X

Devrimci grupların kuruluş kuramlarına dair araştırmamı yürütürken ALF’in zayıf noktasını aramaya başladım. Her insanın, kurumun ya da grubun muhakkak zayıf bir tarafı oluyor. ALF’inkini keşfetmek için ALF’in doğası ile ilgili neler düşündüklerini öğrenmek amacıyla önde gelen bazı kişilerle bağlantı kurdum ve bu konuyla alakalı röportajları okuyarak, bazı hayvan hakları belgelerini inceledim. Sonuç olarak, ALF’in en önemli zayıflıklarını içeren dört adet özellik buldum:

1- ALF’e dahil kişiler çoğunlukla ALF’in toplumun geneline sunduğu ciddi tehdidi genellikle anlamıyor. Bu yüzden de eylemlerinin içerdiği risklerin ve sonuçlarının farkında olmuyorlar.

2- Bu insanlar ALF’in itibarını sarsıp tavizde bulunuyorlar; diğer hücrelerdeki kişileri aldıkları cezaların azaltılması için yetkililere ihbar ediyorlar.

3- İnsanlar romantik bir ilişki içinde bulundukları insanlarla eylemler düzenliyor ve eşlerini sırdaşları olarak belliyorlar, bu da bir takım sorunlar yaratabiliyor.

4- Her ne kadar ALF merkezi bir örgütlenme tipinde olmasa da gruba dahil olan olmayan bir çok insan tarafından ALF’in sahiplenildiği, belli bir kliğe veya kişiler arası hiyerarşiye dahil edildiği görülüyor.

Bu yazının amacı özellikle birinci maddeye işaret etmek- yani ALF’in ciddi bir politik tehdit olarak algılanması, üyelerin eylemlerinin içerdiği riskleri ve sebep olduğu sonuçları anlama ihtiyacından söz etmektir.

Eğitim

ALF’in ciddiliğinden söz ederken tartışılması gereken önemli bir konu eylemlere müdahil olmuş kişilerin ALF bildirileri ve temel prensipleri ötesinde ALF hakkında edindiği eğitimdir. Bir röportaj sırasında eski bir ALF politik tutuklusu olan Gary Yourofsky hiçbir akademisyenin ya da eylemcinin aynı etkiyi göstererek yapamayacağı bir şeyin altını çizdi. Genel olarak ALF ve ALF’i destekleyenler için bir sonraki adımın ne olması gerektiği sorulduğunda Yourofsky şöyle konuştu:

Öncelikle eğitim en etkili eylemcilik biçimidir. Bir kafesi açmak, bir hayvanı toplama kampından kurtarmak da aynı derecede önemli. Her insan ömrü boyunca 3.000 hayvan yer. 25, 50 veya 100 kişilik hatta 450 kişilik sınıflara ders verdiğinizde beş, on veya elli kişi vegan olmaya karar verir. Yeni vejetaryenlerle yeni verganlarla yemeyecekleri hayvan sayısını çarpın, işte buna hiçbir özgürlük hareketi erişemez. Mesela 95 üniversitede 6.000 öğrenciye bu konuda sunu yaptığınızda, ben 2003’te bunu yapabilmiştim, 1.000 vejetaryen/vegan doğmuş demektir. Eğitim olmaksızın kurtuluş olamaz. Ancak kurtuluş olmaksızın da eğitim olamaz.

ALF savaşçıları anonim ve gizli çalışmalar yaparak sonuçlar elde etmeye devam etmelidir. Bunu değiştirmek istemem. ALF, anonimliği ve korku etkeninden dolayı büyük zaten. Hayvanları sömürenler ALF ile ne zaman tanışacaklarını asla bilemezler. Bu aynen bu şekilde devam etmeli.

Ben ALF destekçilerinin ALF’in mesajını sınıflara taşıması gerektiğine inanıyorum. Örneğin 60 dakikalık bir sunum yaparak, video gösterisi yaparak ALF’in neden var olduğunu ve ALF eylemcilerinin neden Harriet Tubman ve The Underground Railroad hareketine benzediğini açıklamalılar. Yaptığım konuşmaların hepsi bir üniversitenin we sitesine girerek Akademik Bölüm sayfasına tıklamakla başlıyor. Ardından gerekli bütün departmanlara bakıyorum, mesela Felsefe, Sosyoloji, Çevrebilim, Sağlık, İngilizce, Basın Yayın, Din sınıfları gibi. Ardından bütün profesörlere mail yolluyorum ve her birisinden sınıflarında hayvan haklarıyla alakalı bir çalışma yapmama izin vermelerini rica ediyorum. Aldığım cevaplar şaşırtıcı. Yüzlerce okul ve profesör beni veganizm ve hayvan haklarıyla alakalı ciddi sunumlar yapmam için davet etti. Aldığım yanıtların %90’ı mükemmel. Çok az tartışma oluyor. Çok az kavga oluyor. Ve her seferinde ulaşmamız gereken insanlara ulaşıyoruz: et yiyen insanlara. Hayvan Hakları konferansları sadece insanlara vaaz vermekten ibaret. Veganların veganizmi bilmesine gerek yok, evet, ilham vermek önemli ama artık eylem zamanı. Vaaz verilmesi gereken insanlara vaaz et. Eğitime ihtiyacı olanlara eğitim ver. Dönüşmesi gereken insanları dönüştür. Bu stratejiyle hayvanlar daima kazanırlar.

UCLA Paulo Freire Kurumu Ekopedagoji Bölümü Başkanı ve GetVegan.com kurucusu Richard Kahn’ın görüşü de eğitim kuramını destekliyor: “Akademisyenler hareket için değerldir, çünkü ALF eylemlerinin meydana geldiği tarihi, kültürel ve kuramsal bağlamı açıklayarak yardımcı olabilirler ve bunu yaparken (ki bunu yapmadıklarını biliyoruz!) hem nazik hem de oldukça sade bir tavır içinde de olabilirler.”

Dr. Steve Best’in yazısı “ALF’i Desteklemiyorsunuz Çünkü…” akademik/eylemci yazı türüne iyi bir örnek, bu yazıda sunumun önemi hem sade hem de nazik bir tavırla belirtiliyor:

Hayati bir önemi var; çünkü ALF gibi bir grubun promosyonunda ve onunla alakalı tartışmalarda kullanılan dil ve stil – vücut dili ve fiziki sunum da dahil buna-grubun toplum gözündeki imajını zedeleyebilir ya da ona yardımcı olabilir. Şimdi, burada sözünü ettiğim şey ALF’in otoriter ve elit bir davranış kalıbı geliştirmesi değil, ayrıca ALF’in daha anaakım bir politika izlemesi gerektiğini de söylemiyorum, ama medya çağında anlaşılabilir ve hoşlanılabilir bir grup mesajı sunma yeteneği stratejik bir gereklilik gibi görünüyor. Mesela Zapatista örneğine bakalım… Zapatistalar 1994’te halk için önem kazandı; askeri bir kuruluş olsalar da onlarla alakalı düzinelerce kitap, dünya çapında konferanslar, onlara yardım etmek isteyen uluslararası sivil kuruluşlar var. Bunun sebebi liderleri Subcomandante Marcos’un sadece bir akademisyen değil ,ama edebiyat konusunda aydın olması olabilir mi? Marcos’un medyayı mücadelelerinin evrensel özelliklerinden söz etmek için kullanımı EZLN hareketine dünya çapında müttefikler ve destek sağlamıştır.”

ALF o halde devrimci ve militan cephelerin popüler meşruluğu nasıl sağlayacağı konusunda bir daha düşünüp bir daha inceleme yapmalı. Anlaşılan o ki kuruluşu çevreleyen eylem değil –mesela bir metronun bombalanması gibi- ama halk için eylemi yapanın grubun kimliği önemlidir. IRA bunun mükemmel bir örneği. IRA insanları öldürdü ve İrlanda’yı kurtarmak için öldürmeye de devam ediyor, ve hala IRA üyesi olmayan bir çok insan tarafından özgürlük savaşçıları olarak görülüyorlar, aynen Zapatistalar gibi. Diğer yandan şiddet eylemleri yürüten silahlı bir grup terörist veya sözde gerilla olarak görülebilir. Elbette uzmanların görüşüne göre ALF en azından şimdilik Zapatistalar veya IRA gibi ciddi bir militan ya da devrimci bir kuruluş değildir. ALF’in popüler imaj gibi bir sorununun olmaması, ALF’i destekleyenlerin grubu ciddiye almıyor olmalarıyla alakalı olabilir. Yani: ALF eylemleri ve bildirileri dışında ALF ile alakalı ciddi analizler, tartışmalar, konferanslar ve yazılar son zamanlara dek olmamıştır.

ALF’in kendi imajıyla olan ilişkisine dair başka samimi görüşler de var, mesela uzun zamandır eylemci olan Josh Harper kendisinin yaptığı video çalışmasının ALF’in meşrulaştırılma sürecine yardımcı olmak için ya da halkın gözünde ALF’in kabul edilebilirliğine yardımcı olması için yapılmadığını söylüyor:

Daima videolarımın insanları vicdanlarına göre hareket etmeleri için cesaret vermesi amacına hizmet ettiğini söylemişimdir, bu gezegen üzerindeki doğal yaban hayatı ya da bütün özgür hayat biçimlerini savunan militan bir hareket içerisinde nereye oturduklarını sorgulamalarını istemişimdir insanların. ALF’in meşruluğunu ya da hayvan özgürlüğü hareketinin IRA ya da EZNL gibi profesyonel görünmesini sağlamak gibi bir niyetim hiçbir zaman olmadı. Bazı ALF hücreleri bu gruplarla benzerlikler gösterebilir, ama ALF birçok açıdan farklı. Bu farklardan en önemlisi ALF’in profesyonellerden oluşmaması. ALF’e katkıda bulunmak için bir savaş konseyinin iznine gerek olmadığı gibi özel yeteneklere ya da komutanınızın emirlerini yerine getirmeye de gerek yok. ALF’e katılmak için hayvanlar için gerekli riskleri göze almanız yeterli.”

Harper ; Zapatistas, IRA veya Bask gibi diğer devrimci gruplarla paralel olarak ALF’in tutarlı ve ciddi bir tehdit oluşturduğuna dair bir tespit yapmasının yanı sıra önemli birşeyin de altını çizmiş oluyor: Bir çok ALF sempatizanı grubu profesyonel özgürlük cephesi olarak biçimlendirmek istese de ALF’in kendisi bunu istemiyor olabilir, bu organizasyon hatta özellikle bu hedefe zıt bir şekilde de çalışabilir.

Profesyonellik

Sonunda, grubun kapsayıcılığından hiç bir şey yitirmeden profesyonel olarak eğitimli ya da yetenekli kişilerden oluşmayan bir grup için meşru veya profesyonel bir imaj oluşturulabilir mi bunu düşünebiliriz şimdi. Profesyonellikle ALF profili yanyana getirildiğinde No Compromise dergisinden Nicholas Hensey’nin şu sözlerini burada göz önüne alabiliriz:

Bence sakınmamız gereken ve giderayak ALF’e daha çok bulaştığını hissettiğim imaj, ALF’in sabotaj ve kurtarma işinde mükemmel eğitim almış profesyonellerden oluşmuş bir organizasyon olduğuna dair imajlardır. Bu imaj, amatörlerden oluşmuş bir grup imajından çok daha zararlı bir imajdır, çünkü ALF’in, hareketin geri kalanından ayrı , kopuk elit bir güç olduğu gibi bir algı yaratmaktadır.

The Underground Railroad hareketinin bu yeteneklere ihtiyacı yoktu. Aslında tek gereken cesaret ve yürekti. İşte bu ciddiyet ALF’i statükoyu değiştirebilme kapasitesine sahip bir organizasyon gibi gösterecek meşru bir platform oluşturabilecektir, yoksa ALF’in eğitimle insanlardan oluştuğu gibi yanlış retoriklerin işe yaramayacağı ortada. Bana göre ALF’in profili entelektüel olarak eğitimli, farklı gruplardan insanlardan oluşuyor.

Arissa’nın kurucusu ve eski Earth Liberation Fromt sözcüsü Leslie James Pickering şuna inanıyor:

Profesyonellik özgürlük mücadelelerinde hareketin kuruluşları kullanarak güç ve iktidar kazanmasında önemlidir. Kitleleri ve imparatorluğu hareketi ciddiye almaları yönünde etkilemek için bir parça profesyonellik gereklidir. İmparatorluk özgürlük hareketini kirletmek için her türden fırsatı değerlendirecektir, ve işte bu noktada profesyonellik eksikliği bunun meydana gelmesini kolaylaştırır. Ne yazık ki çağdaş özgürlük hareketlerinde çok sık rastlanan bir durum. Ayrıca hedef kitle için söz konusu özgürlük mücadelesinin mücadelenin kendisini ciddiye alması önemlidir; çünkü insanların bu kendilerini mücadeleye katılmaya zorunlu hissetmeleri için, hareketin başarabilme şansının olduğuna inanabilmeleri lazımdır. Bir özgürlük hareketinde profesyonellik eksikliği inandırıcılığa zarar verir. Ancak, insanların ihtiyaçları ve çıkarları uğruna profesyonellik ölümcül bir hatadır, çağdaş özgürlük hareketlerinde çok sık rastlanan bir hatadır. Profesyonellik duyguları öldürebilir, uğruna mücadele verilen varlıkları yabancılaştırabilir. Bir özgürlük hareketine profesyonel bir özellik kazandırmak işin kolay kısmıdır. Bu amaca hizmet eden ve başaran çağdaş bazı hareketler olmuştur ama bunlardan hiç birisi nihai özgürlüğü sağlayacak türden bir katılımı sağlamak konusunda başarılı olamamıştır. Mücadelenin öncelikle ve acil olarak insanların çıkarları ve ihtiyaçlarıyla ilişkilendirilmesi önemlidir, ardından da bir miktar da olsa profesyonelliğin işe karışması gerekmektedir. Bir özgürlük hareketinin başarılı olabilmesi için inanılmaz bir adanma ve katılım gerekir, bu da ancak mücadelenin insanların fiziksel gereksinimleri ve arzularıyla, derin duygusal ihtiyaçlarıyla bağlantı kurabilmesine bağlıdır.”

Profesyonellik o halde kişinin yaptığı işi ciddiye almasına bağlıdır, yoksa sahip olduğu eğitime bağlı değildir. Eğer insanlar yaptıkları işi ciddiye almak istiyorlarsa davalarının amacı uğruna eleştirilmeye istekli olabilmelidir, uğruna hareket ettikleri davaya uygun bir hayat tarzı yaşayabilmelidir ve bu davaya hizmet eden bir tavır içerisinde bulunabilmelidir.

Sosyal İlişkiler Platformu

ALF destekçileri halk tarafından anlaşılmayı hedefliyorlarsa farklı sosyal yardım metodları edinmesi gerekiyor. Öyleyse ALF le halk arasında bir bağ oluşturmak isteniyorsa nasıl bir diyalog başlatılmalıdır? Cleveland Amerikalı Kızılderili Hareketi (CAIM)’nden Lawrence Sampson ALF ile alakalı şunları söyledi:

Bence bu insanların(ALF) sözcüler ve bildiriler dışına taşan bir yöntem belirlemeleri gerekiyor, böylece daha inandırıcı, hakiki bir sosyal ilişki platformu kurabilirler, buna örnek olarak Amerikalı Kızılderililer Hareketi (AIM) verilebilir. Bizler geleneklerine bağlı bir savaşçı toplumu olarak başladık işe. Sonunda bütün üyelerimiz davasına bağlı insanlardı. ALF davasına ritüellerle, geleneklerle, hakiki bir kültürden yola çıkarak başlamadı, ve bu yüzden ALF için kitle desteği sağlamak, sadakat bulmak zor olacaktır ; ama gene de imkansız olduğunu söyleyemeyiz. Sizin kitabınız bir başlangıçtır. Vine Deloria Jr, Mel Thom Richard Oakes ve diğer eğitimli insanların yardımı olmasa bizler için de eylemlere başlamak ve onu hedeflerimiz ve öfkemizin belirlediği bir çerçeve içerisinde konumlandırmak mümkün olmayacaktı. Yazılan yazıların kitlelere ulaştırılması hareketin eşit olarak büyümesini sağlıyor, aynen Siyah Panterler ve AIM gibi. O ulusal gazeteler üyelerin en son haberleri, görüşleri ve eylemleri bilmesini sağladı. Böylesi bir strateji ALF’in tarihi ve felsefesi gibi tamamlanmamış literatürünün üzerine eğilinmesini, kendilerini AIM gibi daha kapsayıcı, işbirliği temelli militan mücadeleler olarak ortaya koymalarını sağlar. Aklıma hemen Siyah Panterlerden birisi geliyor, bana şöyle demişti “Panterlere katıldığımda hemen elime bir tüfek verecekler sanmıştım. Tam tersine elime bir sürü kitap verdiler. Yani, sözün kısası, insanları eyleme çekmek için kültürel/bilinçli/ruhsal bir inancın akademik bir müfredatla birbirine karıştırılması gerekmektedir.”

ABD SHAC temsilcisi Kevin Jonas ALF için bir sonraki adım konusunda ,

“Poster bastırıp havaya kaldırmaktan öteye geçilmeli, neyin adil, şiddete dönük, terör olduğu üzerine tartışmaya başlanmalı. Eğer farklı gruplardan katılımcılar olacaksa, mesela araştırmacılar, filozoflar, hükümet olacaksa o zaman retorik ve propaganda kenara itilerek daha dürüst bir tartışma ortamı sağlanabilir. Böylesi bir forumda tartışmanın seyri insanlık, adalet, ve ahlaktan yana dönecektir, hırs, zulüm ve sömürüden yana değil” diyor.

Nihai hedef söz konusu olduğunda yukarıdaki eylemcilerin görüş farklılıkları minimuma iner; hepsi de uzun vadeli diyalog ve artık değişmiş bir organizasyon eylemi oluşturma yönünde düşünceler üretmektedir hepsi de:

1- Sadece hayvanları savunup onların özgürlüğü ve kurtuluşunu talep etmeyin, ayrıca zulüm gören, ezilen insanlar için de çalışın. HER TÜRDEN varlığa karşı işlenen zulüme karşı çıkılmalıdır.

2- Steve Best’in söylediği gibi ALF politik manada tek konu odaklı bir hareket olamaz. Diğer mücadelelerle bağlar oluşturulmalıdır. Diğer hareketlerden eylemcilerle beraber yazılar yazılabilmelidir örneğin, başka bir mücadelenin eylemi sırasında orada bir masa açılabilmelidir, veyahut başka hareketleri kendi eylemlerinize ve toplantılarınıza çağırabilmelisiniz.

3- Küçük, alternatif alt kültürlerden çıkarak (mesela ALF destekçileri bu tür yerlerdedir) kuramsal ve akademik bir temel oluşturulabilmelidir. Bu da popüler bir meşruluk, geniş bir destek ağı ve politik değişim sağlar.

4- ALF’i savunma anlamında sağlam bir kişisel felsefe oluşturulmalıdır.

5- ALF ve diğer radikal hayvan hakları eylemcilerini ve çevrecileri keyiflerince terörist diye damgalayan sömürücü endüstrileri koruyan hükümetlere ve yasalara karşı mücadele edilmelidir.

Bu stratejik öneriler ALF ile ilgili bilgilerini ve bakış açılarını genişletmek isteyen eylemciler arasında ciddi argümanların oluşturulması amacı taşıyor. Hayvan Özgürlüğü adına şiddet içeren eylemleri ve retoriği savunmak bu noktada pratik bir yarar sağlamaz, ayrıca Hayvan Özgürlüğü prensipleriyle yani; herkes için özgürlük prensibiyle de uyuşmamaktadır. Etik ve insancıl varlıklar olarak bizim görevimiz, dünyamızın kötülüklerini izole etmek ve gerçek ehveni şeri zeki ve etik tavırlarla bitirmektir. Bu yaklaşım şiddetin uygulandığı çabuklukla hayata geçemeyecektir; ama ALF değişimi yönlendirmek için şiddetten uzak tavrında ısrar etmeli ve ahlaki manada daha üst bir tavırı talep edebilmelidir. Böylesi bir strateji; insani değerler, sürekli evrim geçiren bir söz ve eylem birliği, derin bir eşitlik hissi ve yapıcı diyaloglara girebilme arzusu üzerine kurulan bir öngörüyü ve sabrı talep edecektir.

Çev.: Cem

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s