Yaşam düşmanlarına sıfır tolerans!

Kaptan Paul Watson

Bu sayfada neden bazı yorumları silip bazı balina avcılarını ve balina avcılığını destekleyenleri yasaklıyorum?

Öldürme yanlısı birkaç “arkadaş” bu sayfadan onları ya da başka öldürme yanlısı “arkadaşları” sayfadan atıyorum diye şikayetçi oldu.

Evet, öyle yaptım. Çünkü eğer balinaların gaddarlıkla katledilmesine destek veriyorlarsa zaten benim arkadaşım değiller, öyleymişler gibi yapmak da benim açımdan samimiyetsizlik olur.

Burası benim sayfam ve buraya hakaret etmeye, kaba davranmaya gelen herkesi, ayrıca balina öldürmeyi savunan ve destekleyen insanları sayfamdan çıkarma,k benim hakkım.

Kendilerini ifade etmeye ve konuşmaya hakları olduğunu bağıra bağıra çağıra söyleyen insanlara gelince. Evet hakkınız var; evinizde, forumlarda veya kendi sayfanızda. Benim silme ve yasaklama özgürlüğüm var. Eğer öyle olmasaydı Facebook iki seçeneği de sunmazdı.

Tecavüzden, sübyancılıktan, insan öldürmeyi savunanlara da izin vermem, neden balina öldürmeyi savunanlara izin vereyim ki?

Balina öldürmek iğrenç, ahlâksızca, sapıkça ve sadist bir eylemdir, bu eyleme ve Faroe Adalarındaki balina katliamına destek veren herkes benim açımdan iğrenç, ahlâksız, sapık ve sadist insanlardır.

Bahanelere karnım tok. Seri katiller her zaman işledikleri suçu meşru gösterir.

Sayfamda psikopatların çocuk öldürmekten nasıl zevk aldığını, ya da birisine tecavüz etmenin ne kadar doyurucu olduğunu söylemesine izin vermezken neden balina öldürmenin eğlenceli bir şey olduğunu söyleyen birilerine hoşgörü göstereyim ki?

İnsan etinin ne kadar lezzetli olduğunu söyleyen bir yamyamın yazısını buraya koymazken neden balina etinin tadından keyif aldığını söyleyen bir balina katilinin yazısına evet diyeyim?

Ayrıca  domuz eti, inek eti, tavuk, balık yiyen bütün o balina tüketicilerinin lezzet anlamında hiçbir fark olmadığını söylemesinden de bezdim. Onlara göre, evet, arada bir fark yok; çünkü onlar istedikleri hayvanı yiyor. Domuz, inek, koyun ve balık yenmesini desteklemiyorum, bu yüzden bu yorumları anlamsız buluyorum. “Bitkiler de acı hissediyor” diyen et yiyen beyinsizlere gelince… madem öyle düşünüyorsunuz, bitki yememelisiniz.

Evet bitki yemek de çevreye zarar veriyor, 7 milyardan fazla insan doğanın kaynaklarını tüketiyor, ama göreceli olarak bitki yemek hayvan eti yemeye kıyasla daha az yıkıcı sonuçlara sebep oluyor.

Balina avcılığına karşı çıkmamızı eleştiren insanlarla ilgili en ilginç şeylerden biri, bu insanların bize vejetaryen mi vegan mıyız diye sorması. Mantıklı bir soru elbette, ama genelde bize laf olsun diye sorulmaz bu soru, çünkü çoktan yapıştıracakları cevabı hazırlamışlardır. Vejetaryen misiniz? Değilseniz, o zaman ikiyüzlüsünüz. Eğer cevabınız evetse, siz bir fanatiksiniz.

O zaman öldürmekten yana, sizi ya ikiyüzlü ya da fanatik olarak çoktan yaftalamış insanlarla tartışmaya girmenin anlamı ne?

Gerçek şu: bütün insanlar ikiyüzlü. Şu dünya bizi ikiyüzlü olmaya zorluyor. Ama ikiyüzlülüğümüzü azaltmayı seçebiliriz.

Ancak ne yazık ki, dünyayı değiştirmeye kalkmış olan her insana öyle ya da böyle mutlaka fanatik denmiştir. İsa da hem Yahudiler hem de Romalılar tarafından fanatik olarak adlandırılmıştı.

Belki et yemek hayatta kalmak amacıyla yapıldığında gerçekten meşruydu, özellikle de insan nüfusunun azlığı göz önüne alındığında hayvan eti yemenin sebep olduğu zarar büyük değildi. 1800’de gezegende  bir milyar insan vardı. 1950’de bu sayı 3 milyar oldu. Şimdi 7 milyardan fazla insan var. Bir milyardan 3 milyara çıkmak için 150 sene gerekti. 3 milyardan 7 milyara 65 sene yetti. 2050 yılına kadar 10 milyardan fazla insan olacak ve 2100 yılına geldiğimizde 15-20 milyar insan yaşıyor olacak, ama gene de bu gerçekçi bir sayı değil çünkü yüzyılın sonuna varmadan ekosistemler çökmüş olacak, son on yılda doğmuş olan ve bu seneden itibaren doğan çocuklar insanoğlunun bugüne dek yaşamadığı kadar insana düşman ve garip bir dünyada yaşayacaklar; geleceği onu inkâr ederek kimse engelleyemez.

Et yemek iklim değişikliğine en büyük katkıyı sunan bir olgu olup dünyadaki su kaynaklarını en çok israf eden tüketim biçimi aynı zamanda. Bir hamburger yapmak için 8,000 galon su gerekiyor, Sierra Club gibi sözde korumacı gruplar duş alırken suyu israf etmeden kullanmamızı öneriyor.

Bir ay boyunca durmadan duş alsam “happy meal” üretmek için kullanılan su kadar su tüketmemiş olurum.

Bana göre denizlerin yağmalanması ve tecavüzüne göz yumup fabrika çiftçiliğinde üretilen hayvanları tüketmeye devam ettikçe kendinize hayvan veya çevre korumacı ya da çevreci diyemezsiniz.

Gezegende son 75 senedekinden 2 kat fazla şekilde sayısı artacak olan 7 milyar insan var varken taşıma kapasitesinin sonuna geldiğimizi ve ancak başka türlerin taşıma kapasitesinden çalarak büyümeye devam edebileceğimiz gerçeğini kabul etmek zorundayız.

Kuzey Atlantik’te ne kadar pilot balina kaldı bilmiyouz. Faroe adasındakiler bilimsel bir veri olmaksızın 800,000 balina kaldığını söylüyor. Bu sayıya nasıl ulaştıklarını bilmiyoruz, IUCN (Uluslararası Doğa Koruma Birliği) bile nüfus konusunda yeterli veri olmadığını söylüyor. Diyelim ki 800,000 pilot balina var, ve Faroe adasındakiler doğru söylüyor. 7 milyarı aşmış bir tür için kalkıp da 800,000 balinanın çok olduğunu söylemek büyük bir ukalâlık. İnsan şehirlerinde 800,000’den fazla insan var. Yaban güvercinleri de sayı olarak 7 milyarı aşmanın insan hırsı sebebiyle yok olmaktan kurtulmak anlamına gelmediğini çok güzel ortaya koydu.

Öldürmekten yana tavır koyanlarda beni çok şaşırtan şeylerden biri tarihimiz boyunca tek bir kişiye zarar vermemiş olmamıza rağmen bizi şiddet yanlısı olmakla suçlamaları. Öylesine şiddetten uzağız ki 20 senedir hayvan öldürmemeyi savunduğumuz gibi gemilerimizin tamamı %100 vegan.

Bizi şiddeti savunmakla suçlayanlar ne şekilde tepki veriyorlar peki? Bizi şiddet kullanmakla tehdit ediyorlar.

Bir keresinde Vancouver’da bir radyo programındaydım. Bina ve stüdyo bir müddet sonra boşaltıldı çünkü benim “şiddeti savunmamı” protesto etmek isteyen birisi bomba ihbarında bulunmuştu.

Bize ırkçı diyenler, bezdirdiniz ! Bizi ilgilendirmiyor. Sea Shepherd küresel bir hareket olup hiçbir insanı ırka, ulusa ya da  kültüre göre ayrımcılığa tabi tutmuyor, tutmadı. Bizler Faroe, Japonya, Danimarka karşıtı değiliz, balina avcılığına karşıyız. Sea Shepherd insanları temsil etmiyor. Bizim müşterilerimiz insan değil. Müşterilerimiz denizin sakinleri. Okyanuslar ölüyor ve onu biz insanlar öldürüyoruz. Biliyorum bazı insanlar için nerede durduğumu anlamak zor. Ben biyomerkezli birisiyim, yani insanları diğer hayvanlardan daha iyi görmüyorum. İnsanlığı bütün türleri birbirine bağımlı hâle getiren bir biyokürenin parçası olarak görüyorum.

Balıkların, solucanların ve ağaçlarından insanlardan daha önemli olduğunu söylerken insan karşıtı bir şey söylemiyorum. Balıklar, solucanlar ve ağaçlar olmadan insanların hayatta kalamayacağını söylüyorum. Yani; okyanuslar öldüğünde biz, yani hepimiz, okyanuslarla beraber öleceğiz.

Biyoçeşitlilik yasası, biyoçeşitliliğin bir eko-sistemin gücü olduğu anlamına gelir.

Karşılıklı dayanışma yasası; biz insanların hayatta kalmak, soluduğumuz hava, bitkilerin bize ve diğer hayvanlara verdiği yiyecekler için bütün diğer türlere bağımlı olduğumuz anlamına gelir.

Sonlu kaynaklar yasası büyümeye son veren bir sınır, taşıma kapasitesi ve nüfusumuz için bir sınır olduğu anlamına gelir. O sınırı aşmış durumdayız, ancak başka türlerin taşıma kapasitesinden çalarak hayatta kalıyoruz, işte buna homocene deniyor; homocene 6. büyük küresel yok oluş süreci anlamına geliyor, bu sefer bu yokoluş sürecinin sebebi tek bir tür, yani biziz.

Son olarak; öldürmekten yana olan insanların benim sayfamda nefes tüketmesinin kime faydası var? Yaptıkları şey beni balina avcılığına destek veren birisi yapmayacak. Benim duruşum balina avcılığına karşıyken öldürmenin olumlu ve olumsuz yönlerini tartışmanın anlamı ne?

Dün balina avcılığını savunan birisi tarafından neden balina avcılarına barbar ve vahşi diyorum şeklinde eleştirildim, neden onlara psikopat dediğim ve neden onların kültürüne saygı göstermediğim soruldu bana.

Cevabım basit. Balina avcılarına barbar diyorum; çünkü balina öldürmek barbarlıktır. Balina avcılığına vahşiliktir diyorum; çünkü balina avcılığı vahşiliktir; balina avcılarına psikopat diyorum, çünkü  davranışları son derece psikoz barındırıyor. His ve duyguları olan canlıları acı çeke çeke ölmesine göz yuman ya da bunu hayata geçiren hiçbir kültüre saygı duymuyorum, hiçbir zaman saygı duymayacağım.

O yüzden kim bu sayfaya ölümü ve zulmü destekleyen yorumlar yazarsa onları sileceğim, o insanları bu sayfadan uzaklaştıracağım. Facebook’ta yeterince barbar sayfa var. Eminim Ted Nugent ve Sarah Palin onlara kucak açacaktır.

Bizim görevimiz balina, fok ve yunus katilleri, kaplumbağa öldürenler ya da okyanuslarımızdaki çeşitliliğin ölümüne katkıda bulunan insanlarla tartışmak değil. Görevimiz; insanlığın çağlar boyu süren evrimi sırasında peşi sıra sürüklediği ölüm ve sadizm mirasına son verme tutkumuzu yönlendirmek için elimizdeki bütün kaynakları kullanmaktır.

Görevimiz yaşamı savunmak ve insan-hayvan bütün yaşamların geleceğini güvenceye almaktır.

Çev.: Cem

Reklamlar

Yaşam düşmanlarına sıfır tolerans!” üzerine 3 yorum

      1. öyle mi? bundan sonra daha çok istek gelir, veganlar çoğalıyor 😀 yapay et, hayvanları, en kısa zamanda kurtarabilecek tek şey gibi duruyor. o yüzden bu tür haberleri merak ediyorum gelişmeler ne durumda acaba diye. çok teşekkürler cevapladığınız için.)

        Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s