Süt kutularında göremeyeceğiniz kayıp çocuklar

Post image for The Missing Children You Won’t See on Milk Cartons

Alisa Rutherford-Astunati

Teksas’tan New Mexico’ya geçmiştik, uzun ve tozlu bir yolda ilerliyorduk. İlk başta görecek bir şey yoktu etrafta; yeşil alanların benek benek göründüğü; engin, kahverengi topraklardan ibaret, arada  tek tük endüstri tesislerinin yer aldığı bir çöldü burası… ama birden, bütün o endüstri tesislerinin arasında siyah beyaz bir görüntü çıktı karşımıza.

Otobandan birkaç yüz metre uzakta, ince alüminyum çatının altındaki gölgelere sığınmış küçük inek otlakları görmeye başladık art arda. İneklerin toynaklarının altında çim ya da ot filan yoktu, sadece güneşte kavrulmuş çamur vardı. Gene de bazı inekler sıcağa karşı koyarak  gölgeden dışarı çıkıyordu, belki de bunun sebebi hepsine yetecek kadar gölge kalmamasıydı.

Sürülerin arasında boğa, öküz ya da buzağı göremedik. Bir süre sonra bu ineklerin süt sığırları olduğunu öğrendik: burada tutuluyorlardı; çünkü hemen süt sağma vakitlerinde hemen yakınlardaki bir fabrikaya götürülüp geri getiriliyorlardı.

Hayatları “beklemek”ten ibaret görünüyordu: yemeyi beklemek, doğurmayı beklemek, yavrularının kendilerinden alınmasını beklemek, kaybolan buzağıları için boşu boşuna ürettikleri sütün vücutlarından çalınmasını beklemek. Kendi rutinlerini biliyorlardı , ama merak ediyorum, bütün bu “beklemelerin” onları erken bir ölüme götürdüğünü biliyorlar mıydı ?

Eğer her bir süt kutusu, her bir kalıp peynir, krem ya da yoğurt paketi bu ineklerin ve yavrularının kaybının hikâyesini, hem kendilerinin hem de yavrularının kanlı sonunu anlatsaydı… acaba insanlar gene de bunu görmezden gelir miydi?

Yoksa insanlar var olmasına bizzat yardım ettikleri hayvan soykırımına durup bakarak, yol arkadaşlarımdan birinin söylediği şu sözleri mi söylerdi:

“Buna nasıl son verebiliriz? Bu mutlaka sona ermeli…”

Benim cevabım o zaman da aynıydı, şimdi de aynı:

“O zaman bu soykırıma destek olmaya son ver”.

Süt ürünleri ve et yemeyi kes, deri giymeye son ver, hayvan ürünleri kullanmayı bırak. Bunların hepsi birbiriyle bağlantılı. Arkadaşı gıdadan ve giysiden ayırıp kopardığımız bir sürecin parçası hepsi. His ve duyguları olan diğer canlıların meta ve mal olarak kategorize edildiği, biz insanlardan daha aşağı görüldüğü, özgürlük ve yaşama hakkına sahip kabul edilmediği bir sürecin parçası.

Otobanın yanında sergilenen her bir inek karşılığında bazısı daha iyi bazısı ise çok daha kötü koşullarda yaşayan  milyonlarca inek, tavuk, hindi, balık, ıstakoz, koyun ve daha bir sürü “çiftlik hayvanı” var… bu hayvanların hepsi “bekleyerek” yaşıyor hayatını: suni yolla gebe bırakılmayı, doğum yapmayı (yumurtlamayı), sağılmayı ve en sonunda öldürülmeyi… bir üyesi olarak doğdukları tür sebebiyle kullanılmayı ve ardından bir kenara fırlatılıp atılmayı bekleyerek yaşıyorlar.

The Missing Children You Won’t See on Milk Cartons

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s