ELF, Kuzey ormanlarını talan eden bir iş makinesini ateşe verdi (İstanbul)

istanbul

“Serin ve karanlık bir geceyi önümüzde duran bir demir yığınıyla aydınlatırken, yükselen alevler çok uzaklardan bile görülebiliyor ve bize verdiği keyif bir yana, bu eylem adı pek duyulmamış olan eko-vandalizm lobisine hizmet ediyordu.

10 Şubat gecesi, İstanbul’un anadolu yakasında bulunan Poyraz’da, tabiatı delik deşik etmek üzere uykuya bırakılmış olan bir kepçe makinasını ateşe verdik ve birkaç noktaya ELF-FAI/IRF imzası bıraktık. Basit, zaman ayarlı, el yapımı bir kundaklama cihazıyla, bu doğa katili bir daha kullanılamayacak hale gelirken, verdiğimiz mesaj açık ve netti : “Yaparsanız, yakarız-yıkarız!”.

Bu eylemi gerçekleştirme nedenlerimizin başında;

‘Üçüncü Köprü’ ve ‘Kanal İstanbul’ gibi eko-soykırım projeleriyle kendini meşrulaştıran beton diktatöryasına karşı koşulsuz saldırının, ana akım çevre mücadelelerinin içinde bulunduğu artık kalıplaşmış olan liberal-pasifist “bilinçlendirme kampanyaları” ve “hukuksal süreçlere” bel bağlamadan ortaya konulması gerektiğini vurgulamak istedik. Bu oluşumlar sadece kaçınılmazı ertelemekle uğraşıyorlar, varolan yıkıma karşı oluşturulacak olan meşru savunma zeminini de, yine o yıkımın müteahhiti olan devletin adalet sisteminden alacakları olumlu bir karardan elde etmeye çalışarak, öfkeyi seçim sandıklarına veya sosyal medya paylaşımlarına kanalize edip sönümlendirilmesine yardımcı oluyorlar.

Endüstriyel-kapitalist uygarlık, köprüler ve duble yollarla yerküreye uzanır, yarattığı beton ormanında kendini güvene alır, doğayı sadece bir kaynak olarak görerek, enerji açlığını gidermek adına yaban hayatın sınırlarını her geçen gün biraz daha daraltıp yayılır ve kendisini hakim kılar. Bu yüzden bir şeyler inşa etmeyi, üretmeyi, gelişmenin ve genişlemenin erdem olarak anlaşıldığı bir toplumu karşımıza alarak, bu otamasyon sürecine dahil olan ne varsa bertaraf etmeyi bir çeşit sorumluluk olarak görüyor ve bunu dünya çapındaki topyekün kurtuluş mücadelesinin bir parçası olarak, gücümüzün yettiği ölçüde basit kundaklama, sabotaj ve doğrudan eylem tekniklerini pratiğe dökerek gerçekleştiriyoruz.

Tahakkümün kalelerini alevlerle aydınlattığımız bu geceyi, topyekün kurtuluş için mücadele ederken öldürülen, hapse atılan ve otoritelerin ellerine düşmemek için firarda olan yoldaşlarımıza ithaf ediyoruz.

11 Aralık 2013’te Şili’nin başkenti Santiago’da bir banka (BancoEstado) soygununda güvenlik görevlisi tarafından katledilen Sebastián Oversluij Seguel’e, soygun esnasında tutuklanan Alfonso Alvial ve Hermes González’e ve 21 Ocak 2014’te soygun esnasında bir güvenlik görevlisini silahla vurmakla suçlanarak tutuklanan Tamara Sol Farías Vergara’ya,

2013 yazında patlak veren Gezi ayaklanmalarında devlet tarafından katledilen Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Medeni Yıldırım, Mehmet Ayvalılaş, Ahmet Atakan’ı ve polisin attığı gaz bombasının başına isabet etmesi sonucu 15 Haziran’dan bu yana yoğun bakımda olan 16 yaşındaki Berkin Elvan’a,

Şili’de bir bankaya yönelik bombalı saldırıya katıldığı gerekçesiyle 30 Kasım 2011’den bu yana tutuklu bulunan Hans Niemeyer’e

Yaklaşık 20 yıldır, İtalya’nın kuzeybatı dağlarında inşaatı süren hızlı tren yoluna (TAV) karşı yürütülen çetin ‘NO TAV’ mücadelesinde pes etmeksizin yer alan eylemcilerle ve mücadelede tutsak düşen Nicco, Claudio, Chiara, Mattia’ya

2 Ekim 2013’te İspanya’nın Zaragoza kentindeki El Pillar katedraline yönelik kundaklama saldırısına katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan Monica Caballero ve Francisco Solar’a ve İspanya’da yükselen kilise karşıtı doğrudan eylem hareketine,

Meksika’da 5 Ocak’ta İletişim ve Ulaştırma Bakanlığına ve bir Nissan galerisine molotoflu saldırı düzenledikleri gerekçesiyle tutuklanan Fallon Poisson, Amelie Pillierst ve Carlos López Mart’a

26 Ekim 2013’te elinde bir bombanın patlamasıyla yaralanan ve polise bombalı saldırı düzenleyeceği gerekçesiyle tutuklanan Ilya Romanov’a

Yunanistan’daki Ateş Hücreleri Komplosu, Devrimci Mücadele ve Kozani davalarından tutuklu bulunan ve tüm anarşist tutsaklara,

Mısır, Brezilya, Ukrayna, Bosna ve dünyanın diğer bölgelerinde gerçekleşen sosyal patlamalarda katılan, ve İstanbul, İzmir ve Ankara sokaklarında ‘isyan yıkım anarşi’ şiarını yükselterek polisle çatışan ve sömürü kurumlarına saldıran isyancılara, anarşistlere ve kara blok’lara,

İsviçre’de 21 yıldır tutuklu bulunan eko-savaşçı Marco Camenisch’e,

Dünya çapında enformel saldırı ve komplolar gerçekleştiren Ateş Hücreleri Komplosu’na, Enformel Anarşist Federasyon hücrelerine, Uluslar arası Devrimci Cephe’ye, ITS’ye, Phoenix Projesi hücrelerine, ELF ve ALF hücrelerine ve gecenin karanlığında dolaşan tüm yalnız kurtlara ve adlarını burada saymadığımız tüm isyancılara dayanışmamızı ve sevgilerimizi gönderiyoruz.”

ELF-FAI/IRF (Dünya Kurtuluş Cephesi – Enformel Anarşist Federasyon – Uluslararası Devrimci Cephe)

ELF, Kuzey ormanlarını talan eden bir iş makinesini ateşe verdi (İstanbul)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s