Nasıl bir insan olmayı seçiyorsunuz?

Albert Einstein ve Leo Tolstoy ahlâkın temel özünün, gücümüzü masum ve zayıflara karşı nasıl kullandığımızla ilgili olduğunu söylemişti. Tolstoy, durumu “vejetaryenizm insancıllığın köküdür” diyerek özetliyordu. Einstein bizi diğer türlerden daha üstün gören insanın kendini beğenmişliğinden dem vurarak diğer canlıları sömürmemize yönelik meşrulaştırmalara ”bilince yönelik optik bir yanılsama” adını veriyordu. Einstein, görevimizin, merhamet çemberimizi büyüterek kendimizi bu hapisten kurtarmak olduğunu biliyordu. Gerçekten özgür olmak için toplumumuzun şu anda geçerli olan etik normlarının ötesine geçmek zorundayız. Kendini savunamayan bir kurbanın cesedini yemeye devam ederken iyi bir insan olduğumuzu nasıl iddia edebiliriz ki?

Sonunda bütün mesele ne türden bir insan olmayı seçtiğiniz sorusuna geliyor. Zulme karşı mı çıkıyoruz, yoksa katliamı destekliyor muyuz? Kendi kararlarımızı mı veriyoruz yoksa yapmaya alışık olduğumuz şeyleri meşrulaştırıyor muyuz ? Sadece veganizm her öğündeki zulme karşı katıksız bir duruş sergiliyor. Tutarlı ve etik bir yaşamla uyum sağlayan tek seçenek bu. Zulüm yerine inceliği savunduğunuzu, ölümü yaratmak yerine yaşamı onayladığınızı ve yaşam alan değil yaşam bağışlayan bir toplumun oluşmasına yardım ettiğinizi bilmek insana son derece tatmin hissi veren bir şey.

Matt Ball, Bruce Friedrich

The Animal Activist’s Handbook

Çev.:Cem

nonhumanslavery.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s