Hayvan Özgürlüğü, Eylemcilik ve Hayvan Sömürüsünün Ortadan Kaldırılması ile İlgili Sorular

Walter Bond

(Colorado/ABD’de 5 yıl hüküm giymiş bulunan ALF eylemcisi Lone Wolf/Yalnız Kurt)

Walter Bond günlük hayatında sık sık karşılaştığı sorulardan bir bölümünü soru cevap şeklinde yazarak hayvan özgürlüğü ile ilgili merak edilen bir çok konuyu açıklıyor…


Neden veganizmi savunuyorsunuz?

Çoğu şey gri ama o gri alan  içerisinde siyah ve beyaz bölümler de var. Hayvan sömürüsü siyah ve beyaz bölümlerden biri. Irkçılığın her koşul altında yanlış olması gibi, türcülüğe dayalı ayrımcılık da yanlıştır. Bu yüzden hayvan köleliği, hayvan ızdırabı ve ölümünü devam ettiren ya da ettirmeyen tüketici temelli kararlar veriyorsunuz demektir.

Vejetaryenizm doğru yönde atılmış bir adım mı?

Kesinlikle. Ancak kendi içerisinde de bir son nokta değil. Ancak veganizme doğru atılan bir adım olduğu sürece iyi birşey; veganizm Doğrudan Eylemcilik yönünde atılan bir adım sonuçta.

Çoğu insan araba sürüp halk taşımacılığı kullanıyor. Bu seyahat biçimlerinin hepsi öyle ya da böyle hayvan yan ürünleri kullanıyor. Durum böyle olduğuna göre, mutlak veganizm imkansız bir hal almıyor mu?

Veganizm, hayattaki çoğu şeyde söz konusu olduğu gibi, mükemmelliği başarmakla değil, elinizden gelenin en iyisini yapabilmek ve buna bağlı olarak minimum zarar verebilmekle ilgilidir.

Hayatta kalmak için hayvan yemek zorunda kalsaydınız ne yapardınız?

Eğer ıssız bir yere düşmüş bir uçakta olsaydım ve önüme bir hayvan çıksaydı evet onu yerdim. Ama koşullar bu hale gelene dek, Veganizme devam !

Veganlar dışında da herkes hayvanlara yardım edemez mi?

Tabii. Ancak, çocuk tacizcisi birisi de bir çocuğu yanan bir evden kurtarabilir. Tek bir olay sömürüye dönük böylesi bir iştahı ortadan kaldırmaz.

Öyleyse Kölelik Karşıtı Hayvan Özgürlüğü Eylemcisi olmak için vegan olmak şart?

Hayır. Vegan olmak ilk şart. Biz kölelik karşıtları hayvan sömürüsüne sadece tüketici olarak yaptığımız seçimlerle karşı çıkmıyoruz, çevremizde de karşı çıkıyoruz buna.

Bunu nasıl başarıyorsunuz?

Bir çok şekilde.  Protesto ediyoruz, eğitim veriyoruz, hayvanları ölümden ve zarar görmekten kurtarıyoruz ve hiç yorulmadan hayvanların endüstri tarafından sömürülmesini durdurmaya çalışıyor ve bu işlerden para kazananları bu sapıklıktan vazgeçmeye çalışıyoruz. Bedeli ne olursa olsun.

“Bedeli ne olursa olsun” sözü sanki yasadışı birşeyler ima ediyor gibi?

ALF ve Animal Rights Militia , Justice Department gibi gizli gruplar hayvan sömürüsüne son vermek için illegal eylemler yürütüyor. Onlar da kölelik karşıtı.

O halde Kölelik Karşıtı bir Hayvan Özgürlüğü Eylemcisi olmak için yasaya karşı gelmek mi gerekiyor?

Hayır. Çoğu kölelik karşıtı yasal  çerçevenin içerisinde  iş görüyor; ama yer altı direnişindeki yoldaşlarına destek vermekten de çekinmiyorlar.

Kölelik karşıtlarının diğer özelliklerine örnek verebilir misiniz?

Ne tür taktik olursa olsun, ister yer altı ister yer üstü eylemcilik olsun, hayvanlar adına ve hayvanların topyekûn özgürlüğü uğruna mücadele ediyoruz. Hayvanların şu anda kullanılma ve istismar edilme biçimini değiştirmekle işimiz yok; biz hayvanların insanlar tarafından kullanılmasını ve istismar edilmesini tamamen ortadan kaldırmak istiyoruz. Buna ek olarak, metanın parasal karşılığını yaşamın gerçek değerinin üstüne koymuyoruz. Para kazanmak isteyen bir şirket bu dinamiği değiştirmez. Duygu sahibi canlıların özgürce ve insan müdahalesi olmaksızın yaşama hakkı var. Ayrıca bu sömürünün acilen şu anda ve burada sona ermesi gerek. On yıllar sürecek ve statükoda küçük değişiklikler olsun diye lobicilik yaparak harcayacak zaman yok.

Gary Francione’a göre, Kölelik karşıtları illegal doğrudan eylemleri desteklemezler.

Öncelikle, kölelik dönemlerinde bunu yapmadan ve Underground Railroad’a destek vermeden kölelik karşıtı olmak nasıl mümkün olabilirdi? Saçma olurdu. Bütün kölelik karşıtları underground railroad’un parçası değildi, ama hiç kimse de buna karşı değildi.İkinci olarak, Gary Francione kölelik karşıtı filan değil. Veganizmi savunduğu doğru ama, kölelik karşıtı değil.

Animal Rights Militia vb gruplardan bazıları çok ileriye gidiyor olabilir mi?

Hayvan Özgürlüğü adına meydana gelen hiç birşeyin ileri gitmiş olduğunu sanmıyorum. Aslında gidemezdi de. Hayvanları öldürülmekten kurtaran, bu zulmü yapanları durduran herşeyin değeri var. Bu amaca hizmet etmeyenin hiç birşeyin anlamı yok.

Ama şiddet ne olursa olsun yanlış değil mi?

Güce başvurmak, nasıl kullanıldığına göre farklı şekillerde algılanabilir. Karanlık bir yerde bir kadına tecavüz eden bir adam düşünelim; bu tecavüzcünün kafasına sopayı indiren bir başka adamın yaptığı şey, daha büyük bir iyilik uğruna şiddet kullanmaya bir örnek olarak verilebilir. Daha büyük bir iyilik dediğim şey, tecavüzün durdurulması. Ne yazık ki mükemmel bir dünyada yaşamıyoruz, şiddete son vermek için bazen güç kullanmak gerekiyor. Hayvanları kullanmak için güç kullanma düşüncesinin insanları rahatsız etmesinin sebebi, onların o miyop bakışlarına göre hayvanların bir şekilde bizlerden “daha az” olduğuna inanıp bu yüzden onların acılarını dindirmek adına  her türden araca başvurmanın anlamsız olduğunu düşünmeleri.

O halde şiddeti savunuyorsunuz?

Hayır. Ben Hayvan Özgürlüğünü savunuyorum. Bu amaca ulaşmak için ne gerekiyorsa, o şekilde.

Hayvan Refahçılığı nedir?

Hayvan hakları hareketinin refahçı kanatı daha büyük gruplardan oluşuyor; mesela, HSUS ve bir çok insan mesela Peter Singer gibi kişiler bu gruba dahil. Kölelik karşıtları gibi, hayvan hakları hareketinin felsefi temellerini destekleyen bir çok faktör var. Ancak; asla kabul edemeyeceğimiz şeylerden biri sömürenlerle böylesine taviz vererek sürdürülen bir ilişki olabilir.

Refahçı birisinin özellikleri nedir?

Esas amacı para etrafında dönmek olan organizasyonları düşünün. Bunu destek aldıkları kitleyi genişletmek için kullanıyorlar. Buna ek olarak, kendi hayvan hakları versiyonlarının geçici ve moda olmaya müsait yanlarına sıkı sıkıya tutunuyorlar. Buna örnek olarak kafessiz, free-range, yavru kediler, yavru köpekler vb.ni verebiliriz. Bunlar boş klişeler sadece, para kazanmak için hedeflerini daha da genişletmeye yarıyor, ama gerçek anlamda hayvan haklarını geliştirmek için hiç bir şey yapmıyorlar. Bir çok şekilde “light hayvan hakları” düzenine  tapan ve kendilerinin gerçekten önemli birşey yaptığını sanan insanlara bunun havasını atan dolandırıcı sanatçılar gibiler. Gerçek hayvan hakları gruplarının çalışmalarını  kınayan elitlerden  oluşuyorlar. Aslında istedikleri şey gene hayvanları kullanmaya devam etmek, ama bunu yaparken daha kibar olmak. Ya da onların deyişiyle söylersek, “ daha insancıl bir şekilde”.Bir hayvanı “insancıl” bir şekilde öldürmenin mümkün olduğunu söylemek mümkün değil. Ama hedef kitle bu yumuşatma taktiğini yutuyor. Hayvanları  ne amaçla olursa olsun kullanmak ve sömürmek zalimliktir. Toplum tarafından onaylanan bu barbarlık sona ermedikçe asla gerçek medeni insanlar olamayız.

Pasifizme karşı mısınız?

Hayır, özünde karşı değilim. Farklı insanların farklı eğilimleri vardır, çoğumuz da barışçıl insanlarız; ama,  bu meselelere karşı daha fazla bir duyarlılığımız bulunuyor. Ne yazık ki, çoğu kez pasifizm korkaklığın bir cephesi. Martin Luther King, Jr. bir pasifistti ama sistemle çarpışmaktan asla vazgeçmedi. Kendisini ve takipçilerini defalarca zarar görebilecekleri bir konuma koydu. Suikaste kurban gidene dek de durmadı. Doğrudan Eylem %99 şiddetten uzaktır; ama %100 cesaret gerektirir.

Peki ya kundakçılığın bir taktik olarak kullanılmasına ne diyorsunuz? Bu şiddetin ta kendisi.

Katılmıyorum. Şiddet bir eşya parçasına  uygulanamaz, eşyalar ancak kullanılamaz hale getirilebilir. İşte bu “mülke yönelik şiddet” tavrı insanların keyfini kaçırıyor. Şiddet yalnızca duyguları olan yaşam öznelerine uygulanabilir. Acıdan ve ızdıraptan özgür olmakta çıkarı olan canlılara. Eğer duvara yumruk atarsanız duvara değil elinize şiddet uyguladığınız ortadadır. Duvar ona vurmanızı umursamaz.

Ama bitkileri yiyorsunuz, onların da duyguları var.

Hayır yok. Eğer olsaydı, sokağa köpeğinizi değil, havucunuzu çıkarırdınız. Eğer bitkilerin duyguları olsaydı o zaman bir çuval yaprakla bir çocuğu tekmelemek arasında bir fark olmazdı.  Gerçekten bitkilerin hayatını umursasaydınız o zaman vegan olur,  bitkilerin ve genel olarak doğanın yanlış şekilde kullanılmasına destek vermeye son verirdiniz; doğal kaynakların bazıları insanlar yerine büyükbaş hayvanları beslemek için heba ediliyor.5  pound biftek üretmek için harcanan tahıl ve yem miktarı, bir veganı bir ay boyunca beslerd.

Eğer ALF gibi gruplar doğru olanı yapıyorsa, o zaman neden maskeler giyip bildirilerini anonim olarak gönderiyorlar?

ALF gibi grupların eylemleri ahlaki anlamda meşru olsa bile eylemlerinin legal bir geçerliliği yok. Bu yüzden  her şekilde anonim bir tarzda hareket etmeleri gerekiyor.

Eğer bir işyeriniz olsaydı ve birisi işyerinizi kullanılmaz hale gelseydi, ne hissederdiniz?

Kesinlikle hoşuma gitmezdi. Ama ben iş dünyasından yana bir eylemci değilim, ben Hayvan Özgürlüğü Eylemcisiyim.

Hayvanların gerçekten insanlar gibi acı çektiğine inanıyor musunuz?

Kesinlikle hissediyorlar. Dehşet, aşk, korku vb hissediyorlar. Bütün duyguları.

Nerden biliyorsunuz bunu?

Çünkü empati yapabiliyorum. Eğer sizin için bir hayvanın acı çektiği kesin değilse, o zaman bunu tamamen reddediyorsunuzdur ve bu yüzden de kendinize yalan söylüyorsunuzdur; ya da duygularınız yoktur ve herhangi bir türden acı ve ızdıraba karşı sapkınca bir umursamazlık içerisindesinizdir.

Bu kadar aşırı ve suçlayıcı bir tavrınız olmasa daha fazla insan kazanmaz mıydınız?

Tavrınız ya da konumunuz ne olursa olsun sizinle aynı fikirde olanlar ve olmayanlar daima olacak. Hayvan Özgürlüğü hareketi zaten tatlısu eylemcileriyle dolu. Kölelik karşıtları olarak hedefimiz ahlaken kör olanları ikna etmek değil, değişime etki etmek. Hayvanların başına gelen şey insanın hayal edebileceği en korkunç işkencelerden biri. Bizim görüşümüze göre buna verilecek cevap da bu türden bir cevap olmalı.

İstediğiniz türden bir değişimin siz ölene dek gerçekleşeceğine gerçekten inanıyor musunuz?

Bu sorunun cevabını bilmiyorum. Ama toplum olarak bizler statükoyu kabul ettiğimiz sürece hiç bir şeyin kesinlikle değişmeyeceğini söyleyebilirim.

İnsanların ne isterlerse onu yeme hakları yok mu?

Hayır. Ne isterlerse yeme becerileri var. Gerçek özgürlük ne isterseniz yapmak anlamına gelmez, ne yapmanız gerekiyorsa onu yapmak anlamına gelir. Eğer arzularımızın önünde engeller olmasaydı o zaman toplum en aşırı noktalara varıncaya dek adaletsizliğe boğulurdu.

Vegan olarak protein ve besinlerinizi nasıl alıyorsunuz?

Vegan şeyler yiyorum; 5-6 saat bekleyip gene vegan birşeyler yiyorum.

Vegan olmak için çok iradeli birisi mi olmak gerek?

Hayvanları gerçekten umursuyorsanız, hayır. Ayrıca damak tadı uğruna hayvanların cesetlerini kullanmanın da ahlaksızlık olduğunu kabul etmek gerek.

O halde free-range ürünlerin fabrika çiftliklerinden daha iyi olduğunu düşünmüyorsunuz?

Hayır, düşünmüyorum. Free range böyle free şöyle gibi şeyler sonuçta gene hayvanların biz kullanalım diye ölmesi anlamına geliyor. Bir hayvanın “insancıl” bir biçimde yaşaması, sonra da onu öldürmek ancak toplumsal bir kurgu olarak kabul edilebilecek birşey.

Peki ya “insancıl öldürme”ye ne diyeceksiniz?

Bu bir oksimoron. Belki siz bana bir hayvanı “insancıl öldürme” şeklini açıklayabilirsiniz.

Neden hayvanları bu kadar  umursuyorsunuz? Yardıma ihtiyacı olan bir sürü insan var.

İnsanlara yardım etmekle ilgili bir sorunum yok. Ancak, hayvanlar insanlara kıyasla çok daha fazla sömürülüyor. Benim umursamam bu yüzden.

Hayvan haklarından yaşanan aşırılıklar bir terörizm çeşidi değil mi?

Hayır. Militan hayvan hakları eylemcileri masum hayatları kurtarma derdinde. Gerçek terörizm masum hayatları hedef alıp öldürmekle meşgul.

Bir çok dirikesimci ve kürk çiftçisi hayvan hakları aşırılıkları sebebiyle ölmekten korkuyor. Onları hedef almak terörizm değil mi?

Hayır. Onlar masum hayatları yok ediyorlar ve gerçek teröristler de onlar. ALF hayvanlar için bir tür güvenlik ekibi gibi. Hayvanları öldüren, onlara  işkence eden ve sömürenler masum insanlar değil, onlar bu eylemlerine son verilmesi gereken suçlular.

Çeviri:CemC

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s