Antalya’da at ve eşekleri öldüren bir katil var

Antalya’nın Kumluca ilçesinde 6 at, 3 de eşeği öldürdüğü iddia edilen zanlı S.E’nin ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılması tepki çekti. Belen köyünde ailesiyle birlikte yaşayan 57 yaşındaki çiftçi Durmuş Aşık’a ait 3 eşeğin ormanlık alanda ölü bulunmasının arkasından dehşet verici bir hayvan katliamı ortaya çıktı. S.E adındaki zanlının daha önce de 3’ü Durmuş Aşık’a, 3’ü de Aşık’ın bakımını üstlendiği hipoterapist Tolga Koç’a ait olmak üzere toplam 6 atın ölümüne neden olduğu öne sürüldü.

Okumaya devam et

Çağrı: Kısırkaya Toplama Kampına Karşı 31 Ocak Cumartesi Kısırkaya’ya !

Tüm yaşam savunucularını Sarıyer Kısırkaya’da inşası tamamlanmak üzere olan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) sürdürdüğü dev hayvan tecrit merkezi için harekete geçmeye çağırıyoruz.

Bizler yaşam alanları, hak ve özgürlükleri gasp edilen/kısıtlanan/zorunlu göçe tabi tutulan hayvanlardan, yaşamdan, doğadan yana saf tutanlar olarak, daha şimdiden nasıl sonuçlanacağını bildiğimiz ve Kısırkaya ile Kuzey Ormanları bölgesini ranta açacak olan İBB’nin bu dev hayvan toplama ve tecrit kampına karşı çıkıyoruz. 100 sene önce İstanbul’da yaşanan ve tüm sokak köpeklerinin toplatılıp açlıktan katledildiği yeni ancak “modern” bir Hayırsızada vakasıyaşamak istemiyoruz!

Okumaya devam et

İBB, 20 bin hayvan kapasiteli itlaf ve deney merkezi kurdu

Avrupa Birliği ülkelerinde yasaklanan hayvan deneylerinin yapılması için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Sarıyer’de hayvan yakma odalarının yer aldığı bir merkez yaptı.

Mine Yıldırım’ın Birikim Dergisi’nde ‘Hayvan Deneyleri Yasalaşırken Yeni Tecrit ve İtlaf Pratikleri’ başlıklı yazısı şöyle:

*Hayvan Deneyleri Yasalaşırken Yeni Tecrit ve İtlaf Pratikleri

Hayvan üzerinde deney yapılması, tıp tarihine içkin, onun kadar uzun bir tarihe sahip. tıp tarihi dediğimizde, sınırlarını dini, toplumsal, kültürel, düşünsel farklılıklarının çizdiği bir tarihsel kesitten söz ediyorsak, hayvanlar bu kesitin en önemli bileşeni. Hem bilginin ve bilgi üretiminin oluşturduğu ekonominin nesnesi, hem de insan-hayvan arasındaki ayrımın kurulduğu düşüncenin dayanağı olarak. Bu kesit, farklı coğrafyalarda farklı gelişim  ve dönüşümler gösterse de, bugün hayvanın akademik bilgi ve meta üretimine tabi olma biçimlerinin belirlendiği tarihsel-toplumsal tecrübenin, batı modernitesini kuran ayrıştırıcı pratiklerle geliştiğini söylemek mümkün.

Okumaya devam et

97 katır “imha” edilecek !!!

97 katır imha edilecek

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde bulunan 3’üncü Piyade Tümen Komutanlığı’na bağlı birliklerin, 9 Kasım 2014’te Çobanpınar köyüne yaptıkları mazot kaçakçılığı gerekçesiyle gerçekleştirilen operasyonda el koydukları 97 katıra mahkeme imha edilmesi kararı verdi.

Yediemine teslim edilen 97 katırın için Yüksekova 1. Asliye Mahkemesi’nce açılan dava sonuçlandı. Davanın sonucunda, “Orijini belli olmayan ülkemiz morfolojik özelliklerini taşımayan, insan ve hayvan sağlığı açısından risk oluşturduğu, bu yolla egzotik karakterdeki hayvan hastalıklarının ülkemize girebildiği ve hayvanlar arasında yayılarak büyük kayıplara neden olabileceği bu nedenle hayvanların kaçakçılık döngüsü içine girmeden kaçakçılar tarafından yük hayvanı olarak ve kaçakçılık zannı ile yakalanan tek tırnaklı hayvanların derhal itlaf ve imha edilmesi uygun görülmüştür” kararına varıldı.

Okumaya devam et

12 Maymun’dan Maymunlar Gezegeni’ne ve Harlow’un yalnız maymunlarına

Öykü YAĞCI*

Aslında onların isimleri yoktu. En azından insan dilinde… Ta ki biz insanlar, kendi kişiliklerini ve varoluş nedenlerini en acımasız yöntemlerle ellerinden alıp onları evlerinden ve ailelerinden çok uzaktaki karanlık dünyalarda ömür boyu tutsak edene kadar…

Okumaya devam et

Kısırkaya “Hayvan hapisanesi”

3

Burak Özgüner

Başlarına geleceklerden habersiz olarak, sokaklarda her türlü şiddete maruz kalan, bir lokma ekmek için yaşam savaşı veren hayvanlar, yeni ancak “modern” bir Hayırsızada vakası ile karşı karşıya kalacak.

Sarıyer Kısırkaya’da 20 bin köpek kapasitelik dev bir hayvan “bakımevi” yapıldığını, 10 Ocak 2014’te, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun basına verdiği demeçten öğrendim. Bakan Eroğlu, “hayvanlar kimliklendirilecek”, “sahipsiz hayvan olmayacak”, “artık sokakta hayvan kalmayacak”, “öncelikli olarak şimdi köpekler toplanacak, sonra kediler” diyerek, yüzyıllardır sokakları bizlerle paylaşan ve sokaklarda yaşam savaşı veren kent hayvanlarının tecrit edileceğinin müjdesini (!) veriyordu. Toplama kampı yüzünden İBB ile davalık olduk.

Bu toplama kampından haberdar olduktan sonra, inşaat alanına gidip yerinde görmeye karar verdim. Kısırkaya’nın köy meydanına geldiğimizde, hemen karşımızda bulunan ve 720 hektar gibi çok büyük bir alana yayılmış olan, Kısırkaya Plajı’nın hemen yanına konumlandırılmış dev bir toplama kampının inşa edildiğini gördüm, kesinlikle Auschwitz’i andırıyordu.

Okumaya devam et

ALF, Hollanda’da avcılara karşı

11 Ocak Pazar günü iki avcı kulesi daha  insanların “av” adını verdiği , masum hayvanlara yönelik zulüm dolu saldırılarda kullanılmasın diye imha edildi.

Batı’nın özgürlüğünün dini gruplar tarafından saldırıya uğradığı konusunda çok şeyler söyleniyor bu aralar, biz de artık özgürlüğün sadece insanlara özgü olmadığını söylemek istedik. İnsan ayrımcılığının yok edilmesi hem haktır, hem de gereklidir. İSYAN EDİN!

Ben bir geyiğim

Ben bir yaban domuzuyum

Ben bir tilkiyim

Ben bir sülünüm

Ben bir kazım

Ben bir yaban tavşanıyım

#ben bir hayvanım