İnsan kimliği krizi ve taksonomi politikası

“Bizler büyük kuyruksuz maymunlarız-.. Bugüne dek biz dahil yaşamış olan bütün kuyruksuz maymunlar  birbirine bir ebeveyn-çocuk bağı gibi kırılmaz bir zincirle bağlı.

Moleküler kanıtlar şempanzelerle ortak atalarımızın Afrika’da beş ile yedi milyon yıl önce, yüz bin kuşak önce meselâ, yaşadığını düşündürüyor bizlere. Evrimsel standartlara göre bu, uzun bir zaman değil .”

Richard Dawkins.

Dr. Steve Best

Homo Sapiens’in doğadaki yerini ve doğasını bilmek isteyen
ve türümüzün daha geniş bir biyolojik tarih ve ilişki ağı içerisinde nasıl bir yeri
olduğunu bilmek isteyen herkes bilimsel tablolara başvurarak işe başlayabilir.
Formal isimlendirme, sınıflandırma ve türlerin hiyerarşik bir biçimde
sıralanmasına taksonomi adı veriliyor. Bu alanın modern öncüsü ise Carl
Linnaeus’tu (1707-1778).

Okumaya devam et

ALF Almanya’da gizli bir hayvan deneyleri laboratuarı buldu

BIOMEDVET Araştırma Şirketi, şu adreste yer alan gizli bir laboratuarda hayvan deneyleri gerçekleştiriyor:

SÜDKAMPEN 31

29664 WALSRODE

LOWER SAXONY

Bu hayvan deneyleri laboratuarına eylem düzenlendi.

Burası beagle köpekleri üzerinde deneyler yürütüyor. Laboratuar HARLAN’ın da bir laboratuar işlettiği bir noktada bulunuyor. Harlan Walsrode’u 2009 yılında terketti. Biomedvet 2010 yılından beri orada. Hayvan cinayeti devam etti yani, sadece cinayet işleyenler değişti. Laboratuar küçük bir laboratuar; ama öldürülen hayvanlar açısından bunun bir önemi yok. Cinayet cinayettir.

Laboratuar tamamen ahşap bir alanın içine saklamış. Neredeyse kimsenin buradan haberi yok. Şirketin websitesi de yok. Olasılıkla kimsenin onların farkına varmayacağını düşündüler. Hayvan hakları camiasında bile laboratuar bilinmiyor. Ne yazık ki hayvanları özgürleştirmek mümkün olmadı; ama girizgâhta pahalı bir arabaya saldırdık: boyadan şeritler sürüldü, camlar parçalandı.

Biomedvet gibi şirketlerin anonimliği sona ermeli. Motomuz şöyle: hayvan katilleri, gizlenemezsiniz! Eninde sonunda sizi bulacağız!

Hayvan hakları gruplarına mesajımız: bu konuda birşeyler yapın. Yeraltı kendine düşen sorumluluğu yerine getirdi.

Hayvan deneyleri cinayettir. Hayvan deneyine ve hayvan sömürüsünün bütün çeşitlerine karşı direneceğiz.

Hayvan katillerine rahat nefes almak yok!

ALF

Ermenistan’da “Shut ‘Em Down” eylemi

16 Eylül gecesi Erivan’da bulunan bir av mağazası, en büyük gıda zincirine ait bir outlet ve (üzerlerinde “Etimizi Yeyin” yazan tişörtler giyen garsonların çalıştığı) üç et lokantası kapatıldı.

Outlet, Ermenistan başkentinin ana bulvarında etrafta bir çok insan dolaşırken, ayrıca outletin kuryesi bir kenarda beklerken kaderini yaşadı.

İngiltere’de 15 yaşındaki genç köpek barınağını yaktı: 43 köpek öldü

Manchester-İngiltere’de 15 yaşında bir çocuk hayvan barınağını ateşe verdi, 43 köpek yanarak can verdi. Yangını söndürmek için 20’den fazla itfaiye eri çaba gösterdi.

Yangında kaç hayvanın yaralı olduğuna dair net bir açıklama yok. Kundaklama eyleminden sonra hayatta kalan köpekleri evlerine almak isteyen bir çok aile Manchester emniyetini telefon yağmuruna tuttu. Şu ana dek barınak için 1 milyon euro üzerinde para bağışı yapıldı.

Manchester Köpek Barınağı 400 köpek barınma kapasiteli bir barınak .

Barınağı yakan gencin cezalandırılması  için bir imza kampanyası düzenlendi:

http://www.thepetitionsite.com/384/836/306/dont-let-youth-get-away-with-a-slap-on-the-wrist-if-they-commit-a-crime-that-kills-animals/?taf_id=12730153&cid=fb_na#

http://www.manchestereveningnews.co.uk/news/greater-manchester-news/watch-aerial-footage-shows-scene-7760219

“Hayvanların acı çektiğini biliyorum; ama et yemeyi de seviyorum”

Marc Bekoff

Milyarlarca fabrika çiftliği hayvanı ve diğer hayvanların damak tadımız uğruna acı çektiğine hiç şüphe yok, bu acıların çoğu gereksiz. Şimdi ise, yeni yapılan bir çalışma sonucunda insanların hayvan yemeye devam edebilmek için işi kılıfına nasıl uydurduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. İngiltere’de Kent Üniversitesi’nden Steve Loughnan ve çalışma arkadaşları “et paradoksu”nu ortaya koyduyani hayvanlara zarar vermekten hoşlanmamasına rağmen et yemekten vazgeçemeyen ama bundan kurtulmak isteyen insanların bu vicdan azabından kurtulmak için yedikleri hayvanın acı çekme kapasitesine sahip olmadığını söylediğini” ortaya çıkardı.

Hayvanların acı çektiğini öğrendiğinde bazı insanlar et yemekten vazgeçerken çoğunluk ise bunu yapmıyor, yedikleri şeyin acı ve ızdırap barındırdığını bilmelerine rağmen et yemeye devam ediyor. Bu insanlar sanki her şey son derece normalmiş gibi tabaklarına gelmiş bulunan hissetme yeteneğine sahip canlıların ahlâki statülerini reddediyorlar. Bu çok önemli; yapılan çalışma şunu gösteriyor, “tercih ettikleri düşünme biçimiyle tercih ettikleri davranış biçimleri arasında bir çelişki ortaya çıktığı zaman insanlar önce düşüncelerinden ve ahlâki standartlarından vazgeçiyorlar- davranışlarını değiştirmeyi tercih etmiyorlar. Ancak; çoğu insanın kendini et yeme zevkinden mahrum etme konusunda isteksiz olduğu, hayvanların aslında ahlâki hakları olduğu konusunda reddetmeye eğilimli olduklarını biliyor ve et yemeye devam etmekten yana olduklarından kuşku duyuyoruz.”  Vicdanları ne kadar rahat bilemiyorum. “The Animal Manifesto/Hayvan Manifestosu” adlı kitabımı yazarken bir çok insanla konuştum; bu insanlar bana sürekli “ evet, hayvanların acı çektiğini biliyorum, ama bifteğimi de seviyorum” diyordu. Ayrıca “sebep olduğum acıları düşünsem bile et yemekten vazgeçemiyorum” gibi saçma sapan gerekçeler de öne sürüyorlardı. Elbette vazgeçebilirler. Bu öylesine  kolay bir şey ki; bu insanların hayvanların hissetme yeteneği olduğu gerçeğini reddetmekle kalmayıp “sahte et” gibi hayvan ürünü içermeyen alternatifleri bile denememesi çok gülünç. Ayrıca burada fabrika çiftliklerine giden ve orada öldürülene dek kalan, amansızca  işkencelere maruz bırakılan ineklerin, domuzların ve  koyunların da evcil kedi ve  köpeklere kıyasla daha az hissetme kabiliyetine sahip olduğunu söyleyemeyiz. Çoğu insan –neredeyse hiç kimse- evcil hayvanlarının bu bahtsız hayvanlarla yer değiştirmesini istemez.

Yılda milyarlarca hayvanın canı karşılığında hiç de gerekli olmayan öğünler uğruna rutin olarak ve canımız öyle istediği için, hissetme yeteneği bulunan canlıları katlederken, yemekte yediğimizin “ne” olduğunu değil, “kim” olduğunu her zaman aklımızda tutmalıyız. Elbette daha iyisini yapabiliriz , acı ve ızdırap tüketmeye son vermek çoğumuz için gerçekten kolay.

Çeviri.Cem

Ankara’da zehirli sucukla katliam: 2,5 ayda 70 hayvan öldürüldü!

Ankara Bilkent’te son 2.5 ayda yaklaşık 70 hayvan, zehirli sucukla zehirlenerek katledildi. Hayvanların kepçeyle gömüldüğü bölge hayvan mezarlığına dönerken, hayvanseverler, “Bunun adı vahşet” dedi.

Başkent’in gözde semtlerinden biri olan Bilkent’in, Bilkent-3 olarak bilinen bölgesinde kimliği belirsiz kişiler tarafından zehirli sucuklarla yapılan hayvan katliamları tüyler ürpertti.

Okumaya devam et

Tiflis’te ALF eylemi

11 Eylül gecesi Tiflis Sirki’nin  gişesini ziyaret ettik.

Sözde mutlu sirk hayvanlarını gösteren o sapık posterlerin daha az çekici bir hâl alması için elimizden geleni yaptık. Bu arada teknolojimizi de paylaşmak isteriz. Ampulü alın, ampulün alt kısmını kesin, içine boya doldurun, kille deliği kapayın, silahınız hazır.

Ayrıca geriye “Hayvanlara Özgürlük” mesajını bıraktık.

Bu bizim ilk eylemimiz, ama elbette son eylemimiz olmayacak. Kendimizi kesinlikle göstereceğiz ve hayvanlar için sonuna dek mücadele edeceğiz.

ALF Gürcistan